<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Ihvanlardiyari.com | kardesliklerin daim oldugu mekan  - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Ihvanlardiyari.com | kardesliklerin daim oldugu mekan  - http://www.ihvanlardiyari.com/forum]]></description>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 13:48:05 +0200</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Günün Hadis-i Şerifi..07..01..09]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10456</link>
			<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 07:59:57 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Suret-i_Mah</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10456</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #9370DB;">Osman İbnu Ebi'l-As radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a müslüman olduğum günden beri bedenimde çekmekte olduğum bir ağrımı söyledim. Bana: "Elini, vücudunda ağrıyan yerin üzerine koy ve şu duayı oku!" buyurdu. Dua şu idi: Üç kere: "Bismillah" tan sonra yedi kere, "Eûzü bi-izzetillahi ve kudretihi min şerri mâ ecidu ve uhâziru." "Bedenimde çekmekte olduğum şu hastalığın şerrinden Allah'ın izzet ve kudretine sığınıyorum" diyecektim. <br />
<br />
Bunu birçok kereler yaptım. Allah Teâla hazretleri benden hastalığı giderdi. Bunu ehlime ve başkalarına söylemekten hiç geri kalmadım."</span></span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #9370DB;">Osman İbnu Ebi'l-As radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a müslüman olduğum günden beri bedenimde çekmekte olduğum bir ağrımı söyledim. Bana: "Elini, vücudunda ağrıyan yerin üzerine koy ve şu duayı oku!" buyurdu. Dua şu idi: Üç kere: "Bismillah" tan sonra yedi kere, "Eûzü bi-izzetillahi ve kudretihi min şerri mâ ecidu ve uhâziru." "Bedenimde çekmekte olduğum şu hastalığın şerrinden Allah'ın izzet ve kudretine sığınıyorum" diyecektim. <br />
<br />
Bunu birçok kereler yaptım. Allah Teâla hazretleri benden hastalığı giderdi. Bunu ehlime ve başkalarına söylemekten hiç geri kalmadım."</span></span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Günün Ayet-i ve Tefsiri..06..01..09]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10455</link>
			<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 07:56:53 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Suret-i_Mah</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10455</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #9400D3;">وَمَآ اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا كَآفَّةً لِلنَّاسِ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ.<br />
Rasülüm! “Biz seni (arap,acem,siyah,beyaz aytımı olmaksızın) topluca bütün insanlara ancak ( inananlar için)  gerçek bir müjdeleyici ve ( inkar edenler için) tam bir uyarıcı olarak gönderdik. Lakin insanların pek çoğu (bu gerçeği) bilmez ( olduklarından ,bu cehaletleri onları sana karşı gelmeye sürük) ler (durur).” (es-Sebe, 34/28.)</span></span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #9400D3;">وَمَآ اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا كَآفَّةً لِلنَّاسِ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ.<br />
Rasülüm! “Biz seni (arap,acem,siyah,beyaz aytımı olmaksızın) topluca bütün insanlara ancak ( inananlar için)  gerçek bir müjdeleyici ve ( inkar edenler için) tam bir uyarıcı olarak gönderdik. Lakin insanların pek çoğu (bu gerçeği) bilmez ( olduklarından ,bu cehaletleri onları sana karşı gelmeye sürük) ler (durur).” (es-Sebe, 34/28.)</span></span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Füzelerimiz Ankara'yı vurabilir"]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10454</link>
			<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 05:35:44 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Suret-i_Mah</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10454</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #FF0000;">Füzelerimiz Ankara'yı vurabilir"<br />
habervaktim'in dün yayınladığı “İsrail'in hedefinde Nevşehir ve Erzurum da var” başlıklı haber gündeme bomba gibi düşerken; yahudilerin, azgın planlarını yakın yıllarda da açıkça dile getirdikleri ortaya çıktı. Türkiye'nin Filistin Koordinatörü Vehbi Dinçerler, 14 yıl önce Meclis'te yaptığı bir konuşmada İsrail'in füze menzilinin Ankara olduğunu 1979 yılında açıkladığını söylemiş.<br />
<br />
<br />
<br />
Dönemin ANAP Milletevekili Vehbi Dinçerler'in dünyadaki nükleer silahlarda yaşanan gelişmelere ilişkin olarak 13 Nisan 1995 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada yer alan bir detay, yahudilerin siyonist emellerini her dönem titizlikle diri tuttuklarını gözle önüne seriyor.<br />
<br />
<br />
<br />
40 YIL ÖNCE 100 NÜKLEER SİLAHI VARDI <br />
<br />
Dünyada pekçok ülke nükleer silahlanmaya giderken Türkiye'nin bu alanda geri kaldığını konuşmasında dile getiren Vehbbi Dinçerler, uluslararası nükleer silah kullanım şartlarına uymayan ülkelerin başında İsrail'in geldiğini de anlatıyor. Dinçerler'in tutanaklara yansıyan konuşması şöyle: “Birleşmiş Milletlerin belgesinden alıntı yaparak okumak istiyorum: ‘İsrail'in 1970'li yıllarda Güney Afrika ile işbirliği yaparak nükleer silah yaptığı iddia ediliyor. İstenildiğinde en kısa zamanda 100 adet nükleer savaş başlığını devreye sokacak gücü var. Necef Çölünde Dimona Nükleer Araştırma Merkezinde nükleer programını hala geliştiriyor...' NPT'yi de, şu anlattığımız anlaşmayı da imzalamıyor; çünkü, imzalasa, bütün nükleer imkanlarını ve gücünü tahrip etmesi, teslim etmesi lazım; etmiyor. Mısır, ‘O imzalamazsa ve nükleer gücünü ortadan kaldırmazsa, ben, bu anlaşmayı imzalamam' diyor. Neden? Çünkü, Mısır, çok büyük bir tehdit altında. Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna müraacat ediyor; onun üzerine İsrail, ‘Tamam, ben meseleyi şöyle çözeyim; Ortadoğu'da nükleer güçlerden arınmış bölge ilan edelim' diyor. <br />
<br />
TÜRKİYE ÇIPLAK KALMIŞ<br />
<br />
Demek ki, 1970 senesiyle 1995 senesi arasında Ortadoğu'da çok büyük bir nükleer güç tehdidi var ve Türkiye çıplak kalmış. Türkiye, sadece, dolaylı olarak NATO'nun -o da kullanıp kullanmayacağı belli olmayan- nükleer gücünün koruması altında Şimdi, bu şartlar altında Türkiye ne yapmalı? 17 Nisan Pazartesi günü başlayacak olan konferansta iki husus var. Süresiz ve şartsız olarak uzatılsın veya 25 sene uzatılsın. Türkiye ne aldı da bu Batılı veya Doğulu nükleer güçlerle birlikte şartsız ve süresiz olarak uzatılma fikrine katılıyor; ne aldı Türkiye?.. <br />
<br />
İSRAİL'Lİ BAKAN “ANKARA DA HEDEFİMİZDE” DEDİ <br />
<br />
Türkiye'nin bu konuda iradesini teslim etmemesi lazım. Konferansta şunları söylememiz lazım: Bütün dünyaya verdiğiniz ilave teminatlar bizi tatmin etmez. Biz, Türkiye olarak özel bir nükleer tehdit altındayız. Türkiye için ilave özel teminat istiyoruz. İsrail'e -bu antlaşma yürürlükte olmasına rağmen- nükleer gücünü, silah yapma gücünü, imkanlarını ve hatta bir başka ülkenin nükleer tesislerini imha gücünü nasıl verdiniz? Çünkü; 1979 senesinde İsrail kuvvetleri gittiler, Irak'ın nükleer tesislerini imha ettiler; ama, bakın, ertesi gün İsrail Savunma Bakanı ilanatta bulundu; dedi ki, ‘Hey dünya, haberiniz olsun, bizim füzelerimizin mesafesi, menzili Ankara'ya ulaşır, İran'a ulaşır.' Şimdi, İsrail'e bu kadar imkanlar verdiyseniz ve Türkiye'de sizinle, Batı blokuyla ve ABD ile bu kadar yakın dostluk içindeyse, bize İsrail kadar güvenmelisiniz. İsrail'e verdiğiniz statünün paralelini, benzerini, yakınını Türkiye'ye güç olarak vermelisiniz; dileğim bunları dile getirmektir. Mesele çok önemlidir; maalesef ne basında, ne şurada ne burada hiçbir. şekilde dikkate alınmıyor ancak bu vesileyle konuyu Parlamentonun ve bütün Türkiye'nin gündemine getirdiğimi sanıyorum.”</span></span></span><span style="font-style: italic;"></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #FF0000;">Füzelerimiz Ankara'yı vurabilir"<br />
habervaktim'in dün yayınladığı “İsrail'in hedefinde Nevşehir ve Erzurum da var” başlıklı haber gündeme bomba gibi düşerken; yahudilerin, azgın planlarını yakın yıllarda da açıkça dile getirdikleri ortaya çıktı. Türkiye'nin Filistin Koordinatörü Vehbi Dinçerler, 14 yıl önce Meclis'te yaptığı bir konuşmada İsrail'in füze menzilinin Ankara olduğunu 1979 yılında açıkladığını söylemiş.<br />
<br />
<br />
<br />
Dönemin ANAP Milletevekili Vehbi Dinçerler'in dünyadaki nükleer silahlarda yaşanan gelişmelere ilişkin olarak 13 Nisan 1995 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada yer alan bir detay, yahudilerin siyonist emellerini her dönem titizlikle diri tuttuklarını gözle önüne seriyor.<br />
<br />
<br />
<br />
40 YIL ÖNCE 100 NÜKLEER SİLAHI VARDI <br />
<br />
Dünyada pekçok ülke nükleer silahlanmaya giderken Türkiye'nin bu alanda geri kaldığını konuşmasında dile getiren Vehbbi Dinçerler, uluslararası nükleer silah kullanım şartlarına uymayan ülkelerin başında İsrail'in geldiğini de anlatıyor. Dinçerler'in tutanaklara yansıyan konuşması şöyle: “Birleşmiş Milletlerin belgesinden alıntı yaparak okumak istiyorum: ‘İsrail'in 1970'li yıllarda Güney Afrika ile işbirliği yaparak nükleer silah yaptığı iddia ediliyor. İstenildiğinde en kısa zamanda 100 adet nükleer savaş başlığını devreye sokacak gücü var. Necef Çölünde Dimona Nükleer Araştırma Merkezinde nükleer programını hala geliştiriyor...' NPT'yi de, şu anlattığımız anlaşmayı da imzalamıyor; çünkü, imzalasa, bütün nükleer imkanlarını ve gücünü tahrip etmesi, teslim etmesi lazım; etmiyor. Mısır, ‘O imzalamazsa ve nükleer gücünü ortadan kaldırmazsa, ben, bu anlaşmayı imzalamam' diyor. Neden? Çünkü, Mısır, çok büyük bir tehdit altında. Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna müraacat ediyor; onun üzerine İsrail, ‘Tamam, ben meseleyi şöyle çözeyim; Ortadoğu'da nükleer güçlerden arınmış bölge ilan edelim' diyor. <br />
<br />
TÜRKİYE ÇIPLAK KALMIŞ<br />
<br />
Demek ki, 1970 senesiyle 1995 senesi arasında Ortadoğu'da çok büyük bir nükleer güç tehdidi var ve Türkiye çıplak kalmış. Türkiye, sadece, dolaylı olarak NATO'nun -o da kullanıp kullanmayacağı belli olmayan- nükleer gücünün koruması altında Şimdi, bu şartlar altında Türkiye ne yapmalı? 17 Nisan Pazartesi günü başlayacak olan konferansta iki husus var. Süresiz ve şartsız olarak uzatılsın veya 25 sene uzatılsın. Türkiye ne aldı da bu Batılı veya Doğulu nükleer güçlerle birlikte şartsız ve süresiz olarak uzatılma fikrine katılıyor; ne aldı Türkiye?.. <br />
<br />
İSRAİL'Lİ BAKAN “ANKARA DA HEDEFİMİZDE” DEDİ <br />
<br />
Türkiye'nin bu konuda iradesini teslim etmemesi lazım. Konferansta şunları söylememiz lazım: Bütün dünyaya verdiğiniz ilave teminatlar bizi tatmin etmez. Biz, Türkiye olarak özel bir nükleer tehdit altındayız. Türkiye için ilave özel teminat istiyoruz. İsrail'e -bu antlaşma yürürlükte olmasına rağmen- nükleer gücünü, silah yapma gücünü, imkanlarını ve hatta bir başka ülkenin nükleer tesislerini imha gücünü nasıl verdiniz? Çünkü; 1979 senesinde İsrail kuvvetleri gittiler, Irak'ın nükleer tesislerini imha ettiler; ama, bakın, ertesi gün İsrail Savunma Bakanı ilanatta bulundu; dedi ki, ‘Hey dünya, haberiniz olsun, bizim füzelerimizin mesafesi, menzili Ankara'ya ulaşır, İran'a ulaşır.' Şimdi, İsrail'e bu kadar imkanlar verdiyseniz ve Türkiye'de sizinle, Batı blokuyla ve ABD ile bu kadar yakın dostluk içindeyse, bize İsrail kadar güvenmelisiniz. İsrail'e verdiğiniz statünün paralelini, benzerini, yakınını Türkiye'ye güç olarak vermelisiniz; dileğim bunları dile getirmektir. Mesele çok önemlidir; maalesef ne basında, ne şurada ne burada hiçbir. şekilde dikkate alınmıyor ancak bu vesileyle konuyu Parlamentonun ve bütün Türkiye'nin gündemine getirdiğimi sanıyorum.”</span></span></span><span style="font-style: italic;"></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dayan Gazze...]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10453</link>
			<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 05:32:29 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Suret-i_Mah</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10453</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #9370DB;">6/1/2009 -- Dayan Muin... Dayan Gazze... <br />
Kategori: Köşe Yazıları <br />
Dayan Muin... Dayan Gazze...<br />
<br />
<br />
<br />
06 Ocak 2009<br />
<br />
Az önce televizyonlara Gazze'den bağlanıp “Ölmezsem sonra yine konuşuruz” diye espri yapan Filistinli Muin Naim'i tanıyorum. <br />
<br />
Bu espriyi yaptığı sırada İsrail savaş makinesi onun evine doğru ilerliyordu. <br />
<br />
Hamas'ın Türkçe bilen sözcülerinden biri olmuş Muin. <br />
<br />
Benim ODTÜ'den arkadaşım. <br />
<br />
ODTÜ'de bir zamanlar yüzlerce Filistinli öğrenci okurdu. (Kızlar da vardı ama onlar başörtüsü yasağından sonra gelmez oldular.) Şimdi Gazze'den telefonla bilgi alınan Türkçe bilen o Filistinlilerin çoğu ODTÜ'lüdür herhalde <br />
<br />
Muin de onlardan biriydi. <br />
<br />
O da diğer Filistinliler gibi okulun etrafındaki bakımsız, ucuz evlerde kalırdı. “Filistin kampı” derdik biz o evlere. <br />
<br />
Bütün Filistinliler gibi onun da dersleri kötüydü. Kötü şartlardan gelmişti çünkü. Birlikte kaç defa Calculus dersini alıp, kaldık hatırlamıyorum. Ama Bahar Şenliği'nde Filistin standında yaptıkları lezzetli felafalleri hiç unutmadım. <br />
<br />
Aynı öğrenci topluğunda bulunduk Muin'le. Şanlıurfa'ya, Antep'e gittik trenle, yolda uzun uzun Filistin'i konuştuk. <br />
<br />
Ne yapacağını bilmiyordu Muin. Filistin'e dönmek, bütün hayatını bir trajedi ve mücadele içinde geçirmeyi en baştan kabul etmek demekti. Dönmemek ise, gurbette aynı sefaleti hem de ülkesine ihanet etmiş olma duygusundan bir an olsun kurtulamadan çekmeyi kabul etmek demekti. <br />
<br />
Tanıdığım bütün Filistinliler gibi onun da hayatı politika ve mücadeleydi. Devrim yapmak, iktidara gelmek, toplumu dönüştürmek için değil, adam gibi yaşamak için, adamı da bırakın sadece yaşamak için. Bu dünya onlara normal ve basit bir hayat sürdürme fırsatı vermedi çünkü. Şimdi onlardan militan, terörist diye bahsedenler, Hamaslı, El Fetihli ya da başka bir örgütten olmanın Filistinli olmak, olmayan Filistin devletinin vatandaşı demek olduğunun farkında değiller. <br />
<br />
Dün Muin'i televizyonda gördüm. Hamas sözcüsü olmuş. Türkiye televizyonlarına bağlanıp, bilgi veriyor. Hiç değişmemiş aynı muhlis Muin o. Aynı bacı kalfa Türkçesi. Aynı hınzır ses. Karıncayı incitemeyecek, iri cüsseli, saf, tertemiz, bir tek İsrail denince tepesi atan Muin o. <br />
<br />
Şimdi siz Muin'e terörist mi diyorsunuz? Allah korusun Muin öldürüldüğünde İsrail, askerî hedefleri mi vurmuş olacak? İsrail bu kez çocuk ve kadın öldürmedi, hastaneye saldırmadı diye “ohh” mu çekilecek, “su testisi su yolunda kırılır” mı denilecek? <br />
<br />
Peki, siz söyleyin. Muin'in yerinde olsaydınız siz ne yapardınız? <br />
<br />
Bir sabah 2000 yıl önce bu toprakların sahibi olduğunu iddiasıyla Hititler gelse bizi evlerimizden atsa. <br />
<br />
Sonra da boşalttığımız evlerimize, topraklarımıza yerleşse. <br />
<br />
Bizi de birkaç mülteci kampında toplasa. Etrafımıza duvarlar örse. <br />
<br />
Bir kısmımız Bulgaristan'a, Yunanistan'a, Suriye'ye, Gürcistan'a, İran'a kaçsa. <br />
<br />
Oradaki mülteci kamplarında yaşamaya çalışsa. Hayatımız mahvolsa. <br />
<br />
Ama ABD, AB ve tüm dünya Hititlerden yana olsa. <br />
<br />
Müslüman ülkeler bile bize sahip çıkmasa. <br />
<br />
BM'nin bize verdiği küçücük toprak parçası bile işgal altında olsa. Dünyanın buna bile sesi çıkmasa. <br />
<br />
60 yıldır bu rezillik, bu hayat mücadelesi, bu haksızlık böyle devam edip gitse. <br />
<br />
Siz de bu rezilliğin, bu hayat mücadelesinin, bu işgalin ortasına doğsanız. <br />
<br />
Anneniz, babanız, bütün sevdikleriniz açlıkla, yoklukla, sefaletle mücadele ederken az ötede sizin evlerinize kurulmuş Hititler refah içinde yaşasa. <br />
<br />
Bütün dünya onları tanısa, bütün dünya onları muhatap alsa. <br />
<br />
Gülseler, eğlenseler, gelecek endişeleri olmasa. <br />
<br />
Ve bütün bunları her gün görseniz. Bütün bu çelişkiyi her gün yaşasanız. <br />
<br />
Her gün kendi vatanınızda kontrol noktalarında aşağılansanız. <br />
<br />
Bir de haklarınız için mücadele ederken kendi vatanınızda adınız teröriste çıksa? <br />
<br />
Eliniz kolunuz bağlanmış olsa. <br />
<br />
Siz ne yapardınız? <br />
<br />
Sadece taş atmak öfkenizi nereye kadar keserdi? <br />
<br />
Dünyanın en iyi üniversitelerinde, en iyi şartlarda okumuş, yaşamış, “ilkel” güdülerinden kurtulmuş, dünyanın en derin <br />
adamlarından biri olmuş Filistinli Edward Said'e İsrail hedeflerine taş attıran öfkenin Gazze sokaklarında her gün bu işkenceyi yaşayan sıradan bir Filistinli gence neler yaptırabileceğini düşünün. Hele son İsrail saldırılarından sonra? <br />
<br />
Ve tekrar düşünün Siz Muin'in yerinde olsaydınız ne yapardınız? <br />
<br />
“İsrail kendini savunuyor” diyen AB'nin adaletine mi güvenirdiniz? <br />
<br />
“İsrail'i çok iyi anlayan” Obama'dan mı çözümü beklerdiniz? <br />
<br />
Koltukları karşılığında, dünyanın egemenlerine zavallı Filistinlileri satan totaliter Arap rejimlerinden mi medet umardınız? <br />
<br />
Bush ile işbirliği yapan, Hamas'ı bitirmek için Mısır'la işbirliği içinde Gazze'yi açlığa terk eden El Fetih'e mi katılırdınız? <br />
<br />
2005'te Arap dünyasının en adil seçimleriyle, demokratik yollarla iktidara gelen, uyguladığı yanlış siyasi stratejilere rağmen bir şekilde İsrail karşısında durabilen tek Filistinli güç haline gelmiş Hamas'a mı katılırdınız? <br />
<br />
Yoksa kan ve barut kokan, abluka yüzünden insanların ot yediği Gazze sokaklarında “Bütün dünya buna inansa bir inansa hayat bayram olsa” tarzında mı takılırdınız? <br />
<br />
Türkiye'de “Ama Hamas da” diyerek suça ortak olanlar, suça sessiz kalanlar tüm bunları hiç düşündü mü? <br />
<br />
Buradaki “ama” ile “Ama Ermeni çeteleri de Türkleri öldürdü”deki ama arasında bir fark olmadığını hiç düşündü mü? <br />
<br />
Peki, siz bu berbat şartlarda yine de bir Muin olabilir miydiniz? <br />
<br />
Bir insandan ancak canlı bir bomba yaratacak bu şartlarda onun kadar muhlis, sevecen ve vicdanlı kalabilir miydiniz? <br />
<br />
Siz bu şartlarda bile Muin gibi espri yapabilir miydiniz? Serinkanlılığınızı koruyabilir miydiniz? <br />
<br />
Az önce “ Ölmezsem yine bağlanırım” diye espri yaptı televizyonda ODTÜ'den Filistinli arkadaşım Muin. <br />
<br />
Tam o sırada İsrail savaş makinesi evine doğru ilerliyordu. <br />
<br />
O öyle söylediğinden beri ben merakla ve endişe içinde televizyon başındayım ve onun yeni bir kanala canlı bağlanmasını bekliyorum. <br />
<br />
Ölme Muin. Öldürme Muin. <br />
<br />
Çok bekledin. Çok sabrettin. <br />
<br />
Sakin, huzurlu bir hayatı sen de hak ettin. <br />
<br />
Dayan Muin... Dayan Gazze...<br />
<br />
// Alıntı //</span></span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #9370DB;">6/1/2009 -- Dayan Muin... Dayan Gazze... <br />
Kategori: Köşe Yazıları <br />
Dayan Muin... Dayan Gazze...<br />
<br />
<br />
<br />
06 Ocak 2009<br />
<br />
Az önce televizyonlara Gazze'den bağlanıp “Ölmezsem sonra yine konuşuruz” diye espri yapan Filistinli Muin Naim'i tanıyorum. <br />
<br />
Bu espriyi yaptığı sırada İsrail savaş makinesi onun evine doğru ilerliyordu. <br />
<br />
Hamas'ın Türkçe bilen sözcülerinden biri olmuş Muin. <br />
<br />
Benim ODTÜ'den arkadaşım. <br />
<br />
ODTÜ'de bir zamanlar yüzlerce Filistinli öğrenci okurdu. (Kızlar da vardı ama onlar başörtüsü yasağından sonra gelmez oldular.) Şimdi Gazze'den telefonla bilgi alınan Türkçe bilen o Filistinlilerin çoğu ODTÜ'lüdür herhalde <br />
<br />
Muin de onlardan biriydi. <br />
<br />
O da diğer Filistinliler gibi okulun etrafındaki bakımsız, ucuz evlerde kalırdı. “Filistin kampı” derdik biz o evlere. <br />
<br />
Bütün Filistinliler gibi onun da dersleri kötüydü. Kötü şartlardan gelmişti çünkü. Birlikte kaç defa Calculus dersini alıp, kaldık hatırlamıyorum. Ama Bahar Şenliği'nde Filistin standında yaptıkları lezzetli felafalleri hiç unutmadım. <br />
<br />
Aynı öğrenci topluğunda bulunduk Muin'le. Şanlıurfa'ya, Antep'e gittik trenle, yolda uzun uzun Filistin'i konuştuk. <br />
<br />
Ne yapacağını bilmiyordu Muin. Filistin'e dönmek, bütün hayatını bir trajedi ve mücadele içinde geçirmeyi en baştan kabul etmek demekti. Dönmemek ise, gurbette aynı sefaleti hem de ülkesine ihanet etmiş olma duygusundan bir an olsun kurtulamadan çekmeyi kabul etmek demekti. <br />
<br />
Tanıdığım bütün Filistinliler gibi onun da hayatı politika ve mücadeleydi. Devrim yapmak, iktidara gelmek, toplumu dönüştürmek için değil, adam gibi yaşamak için, adamı da bırakın sadece yaşamak için. Bu dünya onlara normal ve basit bir hayat sürdürme fırsatı vermedi çünkü. Şimdi onlardan militan, terörist diye bahsedenler, Hamaslı, El Fetihli ya da başka bir örgütten olmanın Filistinli olmak, olmayan Filistin devletinin vatandaşı demek olduğunun farkında değiller. <br />
<br />
Dün Muin'i televizyonda gördüm. Hamas sözcüsü olmuş. Türkiye televizyonlarına bağlanıp, bilgi veriyor. Hiç değişmemiş aynı muhlis Muin o. Aynı bacı kalfa Türkçesi. Aynı hınzır ses. Karıncayı incitemeyecek, iri cüsseli, saf, tertemiz, bir tek İsrail denince tepesi atan Muin o. <br />
<br />
Şimdi siz Muin'e terörist mi diyorsunuz? Allah korusun Muin öldürüldüğünde İsrail, askerî hedefleri mi vurmuş olacak? İsrail bu kez çocuk ve kadın öldürmedi, hastaneye saldırmadı diye “ohh” mu çekilecek, “su testisi su yolunda kırılır” mı denilecek? <br />
<br />
Peki, siz söyleyin. Muin'in yerinde olsaydınız siz ne yapardınız? <br />
<br />
Bir sabah 2000 yıl önce bu toprakların sahibi olduğunu iddiasıyla Hititler gelse bizi evlerimizden atsa. <br />
<br />
Sonra da boşalttığımız evlerimize, topraklarımıza yerleşse. <br />
<br />
Bizi de birkaç mülteci kampında toplasa. Etrafımıza duvarlar örse. <br />
<br />
Bir kısmımız Bulgaristan'a, Yunanistan'a, Suriye'ye, Gürcistan'a, İran'a kaçsa. <br />
<br />
Oradaki mülteci kamplarında yaşamaya çalışsa. Hayatımız mahvolsa. <br />
<br />
Ama ABD, AB ve tüm dünya Hititlerden yana olsa. <br />
<br />
Müslüman ülkeler bile bize sahip çıkmasa. <br />
<br />
BM'nin bize verdiği küçücük toprak parçası bile işgal altında olsa. Dünyanın buna bile sesi çıkmasa. <br />
<br />
60 yıldır bu rezillik, bu hayat mücadelesi, bu haksızlık böyle devam edip gitse. <br />
<br />
Siz de bu rezilliğin, bu hayat mücadelesinin, bu işgalin ortasına doğsanız. <br />
<br />
Anneniz, babanız, bütün sevdikleriniz açlıkla, yoklukla, sefaletle mücadele ederken az ötede sizin evlerinize kurulmuş Hititler refah içinde yaşasa. <br />
<br />
Bütün dünya onları tanısa, bütün dünya onları muhatap alsa. <br />
<br />
Gülseler, eğlenseler, gelecek endişeleri olmasa. <br />
<br />
Ve bütün bunları her gün görseniz. Bütün bu çelişkiyi her gün yaşasanız. <br />
<br />
Her gün kendi vatanınızda kontrol noktalarında aşağılansanız. <br />
<br />
Bir de haklarınız için mücadele ederken kendi vatanınızda adınız teröriste çıksa? <br />
<br />
Eliniz kolunuz bağlanmış olsa. <br />
<br />
Siz ne yapardınız? <br />
<br />
Sadece taş atmak öfkenizi nereye kadar keserdi? <br />
<br />
Dünyanın en iyi üniversitelerinde, en iyi şartlarda okumuş, yaşamış, “ilkel” güdülerinden kurtulmuş, dünyanın en derin <br />
adamlarından biri olmuş Filistinli Edward Said'e İsrail hedeflerine taş attıran öfkenin Gazze sokaklarında her gün bu işkenceyi yaşayan sıradan bir Filistinli gence neler yaptırabileceğini düşünün. Hele son İsrail saldırılarından sonra? <br />
<br />
Ve tekrar düşünün Siz Muin'in yerinde olsaydınız ne yapardınız? <br />
<br />
“İsrail kendini savunuyor” diyen AB'nin adaletine mi güvenirdiniz? <br />
<br />
“İsrail'i çok iyi anlayan” Obama'dan mı çözümü beklerdiniz? <br />
<br />
Koltukları karşılığında, dünyanın egemenlerine zavallı Filistinlileri satan totaliter Arap rejimlerinden mi medet umardınız? <br />
<br />
Bush ile işbirliği yapan, Hamas'ı bitirmek için Mısır'la işbirliği içinde Gazze'yi açlığa terk eden El Fetih'e mi katılırdınız? <br />
<br />
2005'te Arap dünyasının en adil seçimleriyle, demokratik yollarla iktidara gelen, uyguladığı yanlış siyasi stratejilere rağmen bir şekilde İsrail karşısında durabilen tek Filistinli güç haline gelmiş Hamas'a mı katılırdınız? <br />
<br />
Yoksa kan ve barut kokan, abluka yüzünden insanların ot yediği Gazze sokaklarında “Bütün dünya buna inansa bir inansa hayat bayram olsa” tarzında mı takılırdınız? <br />
<br />
Türkiye'de “Ama Hamas da” diyerek suça ortak olanlar, suça sessiz kalanlar tüm bunları hiç düşündü mü? <br />
<br />
Buradaki “ama” ile “Ama Ermeni çeteleri de Türkleri öldürdü”deki ama arasında bir fark olmadığını hiç düşündü mü? <br />
<br />
Peki, siz bu berbat şartlarda yine de bir Muin olabilir miydiniz? <br />
<br />
Bir insandan ancak canlı bir bomba yaratacak bu şartlarda onun kadar muhlis, sevecen ve vicdanlı kalabilir miydiniz? <br />
<br />
Siz bu şartlarda bile Muin gibi espri yapabilir miydiniz? Serinkanlılığınızı koruyabilir miydiniz? <br />
<br />
Az önce “ Ölmezsem yine bağlanırım” diye espri yaptı televizyonda ODTÜ'den Filistinli arkadaşım Muin. <br />
<br />
Tam o sırada İsrail savaş makinesi evine doğru ilerliyordu. <br />
<br />
O öyle söylediğinden beri ben merakla ve endişe içinde televizyon başındayım ve onun yeni bir kanala canlı bağlanmasını bekliyorum. <br />
<br />
Ölme Muin. Öldürme Muin. <br />
<br />
Çok bekledin. Çok sabrettin. <br />
<br />
Sakin, huzurlu bir hayatı sen de hak ettin. <br />
<br />
Dayan Muin... Dayan Gazze...<br />
<br />
// Alıntı //</span></span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[biz kazanıyoruz]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10452</link>
			<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 05:28:40 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Suret-i_Mah</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10452</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #9400D3;">İsrail halen savaşıyorsa biz kazanıyoruz<br />
Nagehan Alçı | Dr. Musa Ebu Marzuk <br />
<br />
Ettiğimiz onlarca telefonun ardından perşembe günü nihayet Hamas'ın iki numarası Dr. Musa Ebu Marzuk'a ulaştık. Marzuk örgütün kuruluşundan beri yönetiminde yer alan ve şu anda siyasi büro şefliğini yöneten isim. Halid Meşal'in sağ kolu. Başta ABD olmak üzere onlarca ülkenin 'uluslararası teröristler listesinin üst sıralarında. Neredeyse Suriye dışında her yerde aranıyor. Hamas'ın beyni. Marzuk bize Şam'da cumartesi günü için randevu verdi. Verdi ama randevu için adres belirtmedi. 'Suriye'ye gelince arayın' dedi.<br />
<br />
Biz de cumartesi sabahı söylenen numarayı aradık. Buluşma noktası olarak bir cami ismi verdiler. Şam'ın tepelerine doğru yarım saat yol aldık. Önce zengin, sonra fakir mahallelerden geçtik ve nihayet 'Meşru Denmar' denen bölgeye ulaştık. Taksi bizi sözü edilen caminin önünde bıraktı. Orada 10 dakika kadar bekledik. Sonra beyaz bir Mercedes önümüzde durdu. Camları siyah film kaplı bir otomobil. Sakallı genç bir şoför bizi selamladı ve bangır bangır Kuran eşliğinde yaklaşık 10 dakika kadar saatte 120 km hızla yol aldık. <br />
<br />
Sonunda otomobil Beşar Esad'ın bir tepeye konumlanmış konutuna nazır başka bir tepenin başında, bir binanın önünde durdu. Kapıda bizi iki kişi karşıladı ve tepedeki binaya kadar eşlik etti. Detektörlerden geçerek nihayet içeri girdik. Etrafta yalnızca sakallı erkekler vardı. Telefonlarımızı aldılar ve bizi bir odaya buyur ettiler. Ancak asla yalnız bırakmadılar. 3-4 kişi sürekli yanımızdaydı. . Hiçbir şeyin fotoğrafını çekmememiz için uyarıldık. Bir süre sonra içeri Dr. Musa Ebu Marzuk girdi ve röportaj başladı.<br />
<br />
45 dakika süren röportajın ardından bizi yine aynı otomobile bindirdiler ve aldıkları yere bıraktılar. <br />
<br />
Hamas'ın merkezinde geçirdiğimiz o 45 dakikada tedirginlikleri yüzlerine böylesine yansımış onlarca insanı ilk kez bir arada gördüm. Yaşamları boyunca tetikte olmanın getirdiği güvensizlik ve korku her yerde hissediliyordu. <br />
<br />
Zaten birkaç saat sonra da İsrail'in kara harekatına başladığı haberini aldık. Bu haber üzerine Şam'daki Filistin mülteci kampına ulaştık. Orada onlarca insan bir Filistin haritası çizmiş, içine kan lekeleri yapıp, mumlar yakmışlardı. Gencinden yaşlısına konuştuğumuz hemen hepsi aynı şeyi söyledi: Filistin asla düşmeyecek ve tek olacak. İsrail yakınlarımızı öldürebilir ama hayallerimizi öldüremez. İşte Hamas'ın karargahındaki röportaj ve kara harekatının ardından Şam sokaklarında yaşananlar.<br />
<br />
İsrail'in Gazze'deki harekatı katlanarak büyüyor. Bu, lideriniz Halid Meşal'in de dediği gibi 3. intifadanın başlangıcı mı demek?<br />
<br />
İntifada emir ya da dışarıdan müdahale ile başlamaz. Şu anda İsrail'in uyguladığı şiddettir 3. intifadayı tetikleyecek olan. Ve süreç başladı. Bütün Filistinliler İsrail'e karşı bütünleşiyor. <br />
<br />
İsrail'e karşı durmak için bu yeterli mi? Karadan başlayan harekata hazırlıklı mısınız?<br />
<br />
Tabii ki. Bizim sistemimiz her zaman hazır. O sistem insanların kendisi. Bunu İsrail de gayet iyi biliyor. Biliyorlar ki Filistinliler hiçbir zaman teslim olmuyor. Görecekler, şimdi de olmayacağız.<br />
<br />
Teslim olmayacağız diyorsunuz ama bu arada binlerce insan ölüyor. Halid Meşal de geçtiğimiz gün 'neredeyse kazandık' diye bir açıklama yaptı. Siz kazanmak ile ne kastediyorsunuz?<br />
<br />
Kazanmak bizim için İsrail'in savaşa devam etmesi demek. İsrail'in saldırılarına karşı yapacak fazla bir şeyimiz yok. Onlar çok güçlüler ve sivilleri öldürüyorlar. Amaçları öldürmek. Kim olursa olsun. Ama kimse sadece savaşmak için savaşmaz. Savaşmanın ucunda bir hedef vardır. Eğer sürekli savaşıyorsan bir şeyleri başaramıyorsun demektir. Bu yüzden İsrail kesinlikle kaybedecek, çünkü asla Hamas'ın teslim olduğunu görmeyecek.<br />
<br />
Ama aynı şekilde siz de savaşıyorsunuz. Bu durumda siz de kaybeden olmuyor musunuz?<br />
<br />
Hayır, çünkü bize saldıran onlar. <br />
<br />
BİZE UYGULANAN SAVAŞ<br />
<br />
Siz de roket atarak saldırıyorsunuz?<br />
<br />
<br />
Bizim ne istediğimiz belli: Gazze üzerindeki ambargo kalksın, kapılar açılsın diyoruz. Çünkü bize uygulanan da bir nevi savaş. Bunun sona ermesini istiyoruz. <br />
<br />
Öyle ama bu denklemde bir dengesizlik var. Bir tarafta dünyanın askeri açıdan güçlü ülkelerinden biri, diğer tarafta ellerinde taşlarla saldıran, roket atan bir örgüt. Siz nereden besleniyorsunuz da İsrail'e karşı hala ayaktasınız?<br />
<br />
Bizim ABD ya da dünyadaki herhangi bir güçten çok daha kudretli bir kaynağımız var: Allah. <br />
<br />
Onun yanı sıra maddi kaynaklarınız neler?<br />
Başta İran. Ama onu yanında Suriye ve tüm İslam dünyası bize çok yardımcı oluyor. <br />
<br />
Bu dünyanın içine Türkiye de giriyor mu? Diplomatik çabaların dışındaki yardımdan bahsediyorum.<br />
<br />
Türkiye'deki belli çevrelerde gayri resmi olarak önemli yardımlar alıyoruz. Kim olduklarını söyleyemem ama tahmin edersiniz. Arap ülkelerindeki para çevreleri de büyük katkılar sağlıyorlar. Eksik olan resmi yardım. Ve maalesef dünya resmi olarak güçlü olanların yanında duruyor.<br />
<br />
Evet ama Filistin'e gelen resmi yardımın önemli bir kısmı Hamas hükümete girdiği için kesildi. AB 1.1 milyar dolar, ABD 70 milyon dolar yıllık yardım yapıyordu. Artık yapmıyor. Bunu nasıl telafi ediyorsunuz?<br />
<br />
Evet maalesef öyle. Bu adil değil ama dostlarımız sayesinde telafi ediyoruz. Dediğim gibi İran çok yardımcı oluyor. Arap dünyası da öyle.<br />
<br />
SABRIMIZ SONSUZ<br />
<br />
Söylediğiniz şaşırtıcı, çünkü Arap dünyası sessiz kalmakla suçlanıyor. <br />
<br />
<br />
Evet çünkü ABD'ye karşı öyle görünmek zorundalar. Ama gayri resmi olarak pozisyonları çok farklı. Güçlü olan istediği resmi çiziyor. Bizde eksik olan bu. Polititk güç ama önemli değil. Sabrımız sonsuz. <br />
<br />
Yeterli gücünüzün olmamasından bahsediyorsunuz ancak bu güçsüzlüğün sebeplerinden biri de Filistinli liderlerin kendi aralarındaki anlaşmazlıklardan kaynaklanıyor. El Fetih ile anlaşmaya varma umudunuz var mı?<br />
<br />
Mahmud Abbas ABD ve İsrail ile pazarlığa oturuyor, onlarla birlikte çalışıyor. Bundan şüphemiz yok ancak yine de anlaşmazlığın bize büyük zarar verdiğinin farkındayız. Bir çözüm yolu arıyoruz. Aslında sorun ne biliyor musunuz? Dış güçler. Biz kendi başımıza kalsak arada hiç problem olmaz. Aslında El Fetih de Hamas gibi başladı ama 37 yılda geldikleri noktaya bakın. Ne başardılar? Filistinliler'in daha çok acı çekmesi dışında hiçbir şey. <br />
<br />
BACAKSIZ 4 BİN ÇOCUK <br />
<br />
Bu yüzden mi siz yönetime talip oldunuz?<br />
<br />
<br />
Biz talip olmadık. Halk karar verdi. <br />
<br />
Sizin en büyük problemlerinizden biri imajınız. Neden canlı bombalar ya da roketler yerine kendinizi diplomasi ve medya yolu ile anlatmak üzerine çalışmıyorsunuz? <br />
<br />
İstemiyoruz mu sanıyorsunuz? Dünya mülteci kamplarında yaşayan Filistinliler'i görmek istemiyor. Medyayı da Yahudiler kontrol ediyor. Örneğin Obama İsrail'e gidip bacağı kopmuş bir çocuğu ziyaret ediyor. İsrail'de böyle iki çocuk var. Oysa yalnızca Gaza'da böyle 4000 çocuk yaşıyor.<br />
<br />
ERDOĞAN'I TEBRİK EDERİM<br />
<br />
Başbakan Erdoğan'ın Gazze ile ilgili devreye girmesi ve Ortadoğu temaslarına başlamasından memnun musunuz?<br />
<br />
<br />
Erdoğan'ın yaptığı çok akıllıca bir hamle. Türkiye güçlenmek için Arap dünyasından doğan boşluğu doldurmalı. Mısır bir şey yapamıyor, Irak işgal altında, İran'a karşı büyük bir uluslararası tepki var. Türkiye için ortam çok müsait. Erdoğan'ı tebrik ediyorum. Türkiye Ortadoğu'da süper güç olma yolunda ilerliyor. <br />
<br />
Türk Hükümeti Hamas ile de temaslarda bulundu. <br />
<br />
<br />
Evet saldıralarla ilgili Meşal ile Davutoğlu görüştü. Hamas olarak duyduğumuz memnuniyeti dile getirdik. En rahat hareket eden ülke Türkiye. Yardımları çok önemli.<br />
<br />
SURİYE'DE RAHATIZ<br />
<br />
Bazı çevreler Suriye'nin Hamas'ı topraklarından çıkarıp Güney Lübnan'a göndermek istediğini iddia ediyor. Siz burada kendinizi nasıl hissediyorsunuz?<br />
<br />
Bu iddialar doğru değil. Hamas, Hizbullah ve Suriye birbirine çok yakındır. Bakın Gazze'de olanlar ile ilgili bir adım atmak isteyenler doğrudan Şam'a geliyor. Biz burada kabul görüyoruz. Devlet ideolojisine ters değiliz. <br />
<br />
Üzerinizde bir tehdit hissediyor musunuz?<br />
<br />
İsrail'in her an her yerde bir şey yapabileceğini biliyoruz. Temkinliyiz.<br />
<br />
OLMERT ASLA KAZANAMAZ<br />
<br />
Şu isimlere ne söylemek istersiniz: Obama, Tayyip Erdoğan, Mahmud Abbas, Ehud Olmert.<br />
<br />
Obama'ya: Bir şeyleri gerçekten değiştirmek istiyorsan yalnızca ABD'nin içi ile yetinme. Ortadoğu politikasını değiştir. Irak'tan çekileceğini söylüyorsun ama son anlaşmaya göre Bush'un istediği olacak gibi görünüyor.<br />
<br />
Erdoğan'a: Devam etmek istiyorsan iyi şanslar. Pes etme, başarınızı istiyoruz.<br />
<br />
Abbas'a: Hamas'ın pozisyonunu anlamalısın. Onların senin teslimiyetini istiyorlar, bu yüzden Batı Şeria'da yaptığını Gazze'de yapmaya çalışma.<br />
<br />
Olmert'e: Asla kazanamayacaksın. Hamas'ın ne olduğunu anla. Filistinliler'i öldürmekten vazgeç artık!<br />
<br />
Kanla çizilen Filistin haritası<br />
<br />
SAİD henüz 7 yaşında. Cehennemi ve ölümü bilemeyecek kadar küçük. Ama büyütüldüğü hikayeler nedeniyle bizlerden de yaşlı aslında... <br />
Ailesi Gazze'den Şam'a göçmüş 40 yıl önce. Said hiç görmemiş oraları ama hep dinlemiş. Akrabalarının nasıl katledildiğini, evlerine ne zaman el konulduğunu, şimdi ise vatanım dedikleri yerin üzerine kaç tane bomba atıldığını. Gözlerindeki o olgun ifade işte bu yüzden.<br />
<br />
Said'e Şam'ın Filistin kampında rastladık. Gazze'deki olayları protesto etmek için büyük bir çadır kurulmuştu. Biz o çadıra İsrail'in kara harekatına başladığı haberini alır almaz gittik.<br />
<br />
Gittik ve fotoğraflarda gördüğünüz çarpıcı manzara ile karşılaştık. Ortaya bir Filistin haritası çizilmiş içine kan lekeleri serpilip, Filistin bayrağı dikilmişti. Bayrağın içinde mumlar yanıyordu ve etrafında onlarca insan sessizce dua ediyordu. O insanların arasında Eşref ve Büşra da vardı. Fotoğrafını çekmemize izin vermediler ama kusursuz İngilizceleri ile bize şöyle dediler: <br />
'Tek derdimiz vatanımızı bir kez olsun görmek. Biz El Fetih'le de Hamas'la da ilgilenmiyoruz. Filistinin bütünlüğünü düşünüyoruz ve şiddetten korkuyoruz. Lütfen bunu yazın biz akrabalarımızın ölüm haberini almadan yaşamak istiyoruz. Hepsi bu.'</span></span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #9400D3;">İsrail halen savaşıyorsa biz kazanıyoruz<br />
Nagehan Alçı | Dr. Musa Ebu Marzuk <br />
<br />
Ettiğimiz onlarca telefonun ardından perşembe günü nihayet Hamas'ın iki numarası Dr. Musa Ebu Marzuk'a ulaştık. Marzuk örgütün kuruluşundan beri yönetiminde yer alan ve şu anda siyasi büro şefliğini yöneten isim. Halid Meşal'in sağ kolu. Başta ABD olmak üzere onlarca ülkenin 'uluslararası teröristler listesinin üst sıralarında. Neredeyse Suriye dışında her yerde aranıyor. Hamas'ın beyni. Marzuk bize Şam'da cumartesi günü için randevu verdi. Verdi ama randevu için adres belirtmedi. 'Suriye'ye gelince arayın' dedi.<br />
<br />
Biz de cumartesi sabahı söylenen numarayı aradık. Buluşma noktası olarak bir cami ismi verdiler. Şam'ın tepelerine doğru yarım saat yol aldık. Önce zengin, sonra fakir mahallelerden geçtik ve nihayet 'Meşru Denmar' denen bölgeye ulaştık. Taksi bizi sözü edilen caminin önünde bıraktı. Orada 10 dakika kadar bekledik. Sonra beyaz bir Mercedes önümüzde durdu. Camları siyah film kaplı bir otomobil. Sakallı genç bir şoför bizi selamladı ve bangır bangır Kuran eşliğinde yaklaşık 10 dakika kadar saatte 120 km hızla yol aldık. <br />
<br />
Sonunda otomobil Beşar Esad'ın bir tepeye konumlanmış konutuna nazır başka bir tepenin başında, bir binanın önünde durdu. Kapıda bizi iki kişi karşıladı ve tepedeki binaya kadar eşlik etti. Detektörlerden geçerek nihayet içeri girdik. Etrafta yalnızca sakallı erkekler vardı. Telefonlarımızı aldılar ve bizi bir odaya buyur ettiler. Ancak asla yalnız bırakmadılar. 3-4 kişi sürekli yanımızdaydı. . Hiçbir şeyin fotoğrafını çekmememiz için uyarıldık. Bir süre sonra içeri Dr. Musa Ebu Marzuk girdi ve röportaj başladı.<br />
<br />
45 dakika süren röportajın ardından bizi yine aynı otomobile bindirdiler ve aldıkları yere bıraktılar. <br />
<br />
Hamas'ın merkezinde geçirdiğimiz o 45 dakikada tedirginlikleri yüzlerine böylesine yansımış onlarca insanı ilk kez bir arada gördüm. Yaşamları boyunca tetikte olmanın getirdiği güvensizlik ve korku her yerde hissediliyordu. <br />
<br />
Zaten birkaç saat sonra da İsrail'in kara harekatına başladığı haberini aldık. Bu haber üzerine Şam'daki Filistin mülteci kampına ulaştık. Orada onlarca insan bir Filistin haritası çizmiş, içine kan lekeleri yapıp, mumlar yakmışlardı. Gencinden yaşlısına konuştuğumuz hemen hepsi aynı şeyi söyledi: Filistin asla düşmeyecek ve tek olacak. İsrail yakınlarımızı öldürebilir ama hayallerimizi öldüremez. İşte Hamas'ın karargahındaki röportaj ve kara harekatının ardından Şam sokaklarında yaşananlar.<br />
<br />
İsrail'in Gazze'deki harekatı katlanarak büyüyor. Bu, lideriniz Halid Meşal'in de dediği gibi 3. intifadanın başlangıcı mı demek?<br />
<br />
İntifada emir ya da dışarıdan müdahale ile başlamaz. Şu anda İsrail'in uyguladığı şiddettir 3. intifadayı tetikleyecek olan. Ve süreç başladı. Bütün Filistinliler İsrail'e karşı bütünleşiyor. <br />
<br />
İsrail'e karşı durmak için bu yeterli mi? Karadan başlayan harekata hazırlıklı mısınız?<br />
<br />
Tabii ki. Bizim sistemimiz her zaman hazır. O sistem insanların kendisi. Bunu İsrail de gayet iyi biliyor. Biliyorlar ki Filistinliler hiçbir zaman teslim olmuyor. Görecekler, şimdi de olmayacağız.<br />
<br />
Teslim olmayacağız diyorsunuz ama bu arada binlerce insan ölüyor. Halid Meşal de geçtiğimiz gün 'neredeyse kazandık' diye bir açıklama yaptı. Siz kazanmak ile ne kastediyorsunuz?<br />
<br />
Kazanmak bizim için İsrail'in savaşa devam etmesi demek. İsrail'in saldırılarına karşı yapacak fazla bir şeyimiz yok. Onlar çok güçlüler ve sivilleri öldürüyorlar. Amaçları öldürmek. Kim olursa olsun. Ama kimse sadece savaşmak için savaşmaz. Savaşmanın ucunda bir hedef vardır. Eğer sürekli savaşıyorsan bir şeyleri başaramıyorsun demektir. Bu yüzden İsrail kesinlikle kaybedecek, çünkü asla Hamas'ın teslim olduğunu görmeyecek.<br />
<br />
Ama aynı şekilde siz de savaşıyorsunuz. Bu durumda siz de kaybeden olmuyor musunuz?<br />
<br />
Hayır, çünkü bize saldıran onlar. <br />
<br />
BİZE UYGULANAN SAVAŞ<br />
<br />
Siz de roket atarak saldırıyorsunuz?<br />
<br />
<br />
Bizim ne istediğimiz belli: Gazze üzerindeki ambargo kalksın, kapılar açılsın diyoruz. Çünkü bize uygulanan da bir nevi savaş. Bunun sona ermesini istiyoruz. <br />
<br />
Öyle ama bu denklemde bir dengesizlik var. Bir tarafta dünyanın askeri açıdan güçlü ülkelerinden biri, diğer tarafta ellerinde taşlarla saldıran, roket atan bir örgüt. Siz nereden besleniyorsunuz da İsrail'e karşı hala ayaktasınız?<br />
<br />
Bizim ABD ya da dünyadaki herhangi bir güçten çok daha kudretli bir kaynağımız var: Allah. <br />
<br />
Onun yanı sıra maddi kaynaklarınız neler?<br />
Başta İran. Ama onu yanında Suriye ve tüm İslam dünyası bize çok yardımcı oluyor. <br />
<br />
Bu dünyanın içine Türkiye de giriyor mu? Diplomatik çabaların dışındaki yardımdan bahsediyorum.<br />
<br />
Türkiye'deki belli çevrelerde gayri resmi olarak önemli yardımlar alıyoruz. Kim olduklarını söyleyemem ama tahmin edersiniz. Arap ülkelerindeki para çevreleri de büyük katkılar sağlıyorlar. Eksik olan resmi yardım. Ve maalesef dünya resmi olarak güçlü olanların yanında duruyor.<br />
<br />
Evet ama Filistin'e gelen resmi yardımın önemli bir kısmı Hamas hükümete girdiği için kesildi. AB 1.1 milyar dolar, ABD 70 milyon dolar yıllık yardım yapıyordu. Artık yapmıyor. Bunu nasıl telafi ediyorsunuz?<br />
<br />
Evet maalesef öyle. Bu adil değil ama dostlarımız sayesinde telafi ediyoruz. Dediğim gibi İran çok yardımcı oluyor. Arap dünyası da öyle.<br />
<br />
SABRIMIZ SONSUZ<br />
<br />
Söylediğiniz şaşırtıcı, çünkü Arap dünyası sessiz kalmakla suçlanıyor. <br />
<br />
<br />
Evet çünkü ABD'ye karşı öyle görünmek zorundalar. Ama gayri resmi olarak pozisyonları çok farklı. Güçlü olan istediği resmi çiziyor. Bizde eksik olan bu. Polititk güç ama önemli değil. Sabrımız sonsuz. <br />
<br />
Yeterli gücünüzün olmamasından bahsediyorsunuz ancak bu güçsüzlüğün sebeplerinden biri de Filistinli liderlerin kendi aralarındaki anlaşmazlıklardan kaynaklanıyor. El Fetih ile anlaşmaya varma umudunuz var mı?<br />
<br />
Mahmud Abbas ABD ve İsrail ile pazarlığa oturuyor, onlarla birlikte çalışıyor. Bundan şüphemiz yok ancak yine de anlaşmazlığın bize büyük zarar verdiğinin farkındayız. Bir çözüm yolu arıyoruz. Aslında sorun ne biliyor musunuz? Dış güçler. Biz kendi başımıza kalsak arada hiç problem olmaz. Aslında El Fetih de Hamas gibi başladı ama 37 yılda geldikleri noktaya bakın. Ne başardılar? Filistinliler'in daha çok acı çekmesi dışında hiçbir şey. <br />
<br />
BACAKSIZ 4 BİN ÇOCUK <br />
<br />
Bu yüzden mi siz yönetime talip oldunuz?<br />
<br />
<br />
Biz talip olmadık. Halk karar verdi. <br />
<br />
Sizin en büyük problemlerinizden biri imajınız. Neden canlı bombalar ya da roketler yerine kendinizi diplomasi ve medya yolu ile anlatmak üzerine çalışmıyorsunuz? <br />
<br />
İstemiyoruz mu sanıyorsunuz? Dünya mülteci kamplarında yaşayan Filistinliler'i görmek istemiyor. Medyayı da Yahudiler kontrol ediyor. Örneğin Obama İsrail'e gidip bacağı kopmuş bir çocuğu ziyaret ediyor. İsrail'de böyle iki çocuk var. Oysa yalnızca Gaza'da böyle 4000 çocuk yaşıyor.<br />
<br />
ERDOĞAN'I TEBRİK EDERİM<br />
<br />
Başbakan Erdoğan'ın Gazze ile ilgili devreye girmesi ve Ortadoğu temaslarına başlamasından memnun musunuz?<br />
<br />
<br />
Erdoğan'ın yaptığı çok akıllıca bir hamle. Türkiye güçlenmek için Arap dünyasından doğan boşluğu doldurmalı. Mısır bir şey yapamıyor, Irak işgal altında, İran'a karşı büyük bir uluslararası tepki var. Türkiye için ortam çok müsait. Erdoğan'ı tebrik ediyorum. Türkiye Ortadoğu'da süper güç olma yolunda ilerliyor. <br />
<br />
Türk Hükümeti Hamas ile de temaslarda bulundu. <br />
<br />
<br />
Evet saldıralarla ilgili Meşal ile Davutoğlu görüştü. Hamas olarak duyduğumuz memnuniyeti dile getirdik. En rahat hareket eden ülke Türkiye. Yardımları çok önemli.<br />
<br />
SURİYE'DE RAHATIZ<br />
<br />
Bazı çevreler Suriye'nin Hamas'ı topraklarından çıkarıp Güney Lübnan'a göndermek istediğini iddia ediyor. Siz burada kendinizi nasıl hissediyorsunuz?<br />
<br />
Bu iddialar doğru değil. Hamas, Hizbullah ve Suriye birbirine çok yakındır. Bakın Gazze'de olanlar ile ilgili bir adım atmak isteyenler doğrudan Şam'a geliyor. Biz burada kabul görüyoruz. Devlet ideolojisine ters değiliz. <br />
<br />
Üzerinizde bir tehdit hissediyor musunuz?<br />
<br />
İsrail'in her an her yerde bir şey yapabileceğini biliyoruz. Temkinliyiz.<br />
<br />
OLMERT ASLA KAZANAMAZ<br />
<br />
Şu isimlere ne söylemek istersiniz: Obama, Tayyip Erdoğan, Mahmud Abbas, Ehud Olmert.<br />
<br />
Obama'ya: Bir şeyleri gerçekten değiştirmek istiyorsan yalnızca ABD'nin içi ile yetinme. Ortadoğu politikasını değiştir. Irak'tan çekileceğini söylüyorsun ama son anlaşmaya göre Bush'un istediği olacak gibi görünüyor.<br />
<br />
Erdoğan'a: Devam etmek istiyorsan iyi şanslar. Pes etme, başarınızı istiyoruz.<br />
<br />
Abbas'a: Hamas'ın pozisyonunu anlamalısın. Onların senin teslimiyetini istiyorlar, bu yüzden Batı Şeria'da yaptığını Gazze'de yapmaya çalışma.<br />
<br />
Olmert'e: Asla kazanamayacaksın. Hamas'ın ne olduğunu anla. Filistinliler'i öldürmekten vazgeç artık!<br />
<br />
Kanla çizilen Filistin haritası<br />
<br />
SAİD henüz 7 yaşında. Cehennemi ve ölümü bilemeyecek kadar küçük. Ama büyütüldüğü hikayeler nedeniyle bizlerden de yaşlı aslında... <br />
Ailesi Gazze'den Şam'a göçmüş 40 yıl önce. Said hiç görmemiş oraları ama hep dinlemiş. Akrabalarının nasıl katledildiğini, evlerine ne zaman el konulduğunu, şimdi ise vatanım dedikleri yerin üzerine kaç tane bomba atıldığını. Gözlerindeki o olgun ifade işte bu yüzden.<br />
<br />
Said'e Şam'ın Filistin kampında rastladık. Gazze'deki olayları protesto etmek için büyük bir çadır kurulmuştu. Biz o çadıra İsrail'in kara harekatına başladığı haberini alır almaz gittik.<br />
<br />
Gittik ve fotoğraflarda gördüğünüz çarpıcı manzara ile karşılaştık. Ortaya bir Filistin haritası çizilmiş içine kan lekeleri serpilip, Filistin bayrağı dikilmişti. Bayrağın içinde mumlar yanıyordu ve etrafında onlarca insan sessizce dua ediyordu. O insanların arasında Eşref ve Büşra da vardı. Fotoğrafını çekmemize izin vermediler ama kusursuz İngilizceleri ile bize şöyle dediler: <br />
'Tek derdimiz vatanımızı bir kez olsun görmek. Biz El Fetih'le de Hamas'la da ilgilenmiyoruz. Filistinin bütünlüğünü düşünüyoruz ve şiddetten korkuyoruz. Lütfen bunu yazın biz akrabalarımızın ölüm haberini almadan yaşamak istiyoruz. Hepsi bu.'</span></span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hainlere İthafen...]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10451</link>
			<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 05:25:17 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Suret-i_Mah</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10451</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #9400D3;">Yalancıların Tepesine İnen Kılıç: Zeyd Bin Hattab (R. A)<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Bir gün, Reccal b. Unfuve denen bir adam, biat etmiş ve Müslüman olmuş olarak Resûlüllah (s.a.v.)’e geldi ve İslâm’ı bizzat ondan öğrenir öğrenmez kavmine döndü. Resûlüllah (s.a.v.) vefat edip, Hazret-i Ebû Bekir halife seçilinceye kadar bir daha Medine’ye dönmedi. Dönüşünde Hz. Ebû Bekir’e Yemame ahalisinin haberlerini, Müseylime’nin etrafında toplanmalarını anlattı ve onların İslâm’da kalmalarını sağlayacak olan Halife Elçisi olmayı teklif etti. Halife de ona izin verdi. Ve Reccal, Yemame ahalisine gitti. Dehşet verici çokluklarını görünce üstün olanların onlar olduğunu sandı. Hain nefsi ona gelecekte kurulacağını düşündüğü Kezzab’ın devletinde bir yer edinmesini söyledi, İslâm’ı terk etti ve kendisine birçok vaatte bulunan Müseylime’nin safına katıldı.<br />
<br />
<br />
<br />
Reccal’in İslâm’a olan tehlikesi, Müseylime’ninkinden daha büyüktü. Çünkü o geçmişteki Müslümanlığını, Resûlüllah (s.a.v.) zamanında Medine’de yaşadığı dönemi, Kur’ân-ı Kerîm’in birçok âyetini ezbere biliyor olmasını ve Müslümanların halifesi Ebû Bekir’e olan elçiliğini bir fırsat olarak kullandı. Bütün bunları Müseylime’nin yalancı peygamberliğini pekiştirmek ve hakimiyetini desteklemek uğruna sinsice kullandı. İnsanlar arasında dolaşarak, onlara Resûlüllah (s.a.v.)’in “Müseylime b. Hubeyb ile peygamberlikte ortak kılındım.” dediğini işittiğini söylüyordu. Ve madem ki Resûlüllah (s.a.v.) öldü; öyleyse ondan sonra peygamberlik ve vahiy bayrağını taşımakta insanların en haklısı Müseylime’dir!.. işte bu Reccal denilen adamın yalanları Resul (s.a.v.) ve İslâm’la olan geçmişteki beraberliğini sinsice kullanması nedeniyle Müseylime’nin etrafında toplananlarının sayısı aşırı bir şekilde arttı. Müslümanların en kızgını ve Reccal ile karşılaşmak için en çok yanıp tutuşanı olan Zeyd b. Hattab (r.a.)’dı.<br />
<br />
<br />
<br />
Yemame savaşı başlamıştı. Savaş başta Müslümanların aleyhine döndü ve onlardan bir çok şehit düştü. Ona göre savaşın geleceği Reccal’in akıbetiyle aynı noktada yoğunlaşıyordu. Reccal’i bulmak amacıyla savaşan kalabalığı bir ok gibi yararak geçmeye başladı, sonunda onu gördü. Bir sağdan, bir soldan ona ulaşmaya çalışıyordu. Savaş tufanı, düşmanını her yutup gizleyişinde dalgalar tekrar onu yüzeye itinceye kadar Zeyd de onun ardından dalıyordu.<br />
<br />
<br />
<br />
Sonunda onu boynundan yakalayıp, gurur, yalan ve alçaklıkla dolu başını kılıcıyla uçuruyor...<br />
<br />
<br />
<br />
Ve yalanın düşüşüyle onun dünyası da düşmeye başladı. Korku, önce Müseylime’nin ve Muhkem b. Tufeyl’in, sonra da fırtınalı bir günde ateşin yayılması gibi, içinde Reccal’in ölüm haberi yayılan Müseylime’nin askerlerinin kalplerine yayıldı. Müseylime onlara kesin zafer vaat ediyordu. Onun, Reccal b. Unfuve ve Muhkem b. Tufeyl’in, zaferin ardından dinlerini yaymaya ve devletlerini kurmaya başlayacaklarını söylüyordu... İşte Reccal öldü.. Öyleyse Müseylime’nin peygamberliği tamamen bir yalan... Yarın Muhkem ölecek... Öbür gün de Müseylime!.. Böylece Zeyd b. Hattâb’ın her vuruşu, Müseylime’nin yalancı peygamberlik hayalinde bütünüyle yıkıma neden oldu</span></span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #9400D3;">Yalancıların Tepesine İnen Kılıç: Zeyd Bin Hattab (R. A)<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Bir gün, Reccal b. Unfuve denen bir adam, biat etmiş ve Müslüman olmuş olarak Resûlüllah (s.a.v.)’e geldi ve İslâm’ı bizzat ondan öğrenir öğrenmez kavmine döndü. Resûlüllah (s.a.v.) vefat edip, Hazret-i Ebû Bekir halife seçilinceye kadar bir daha Medine’ye dönmedi. Dönüşünde Hz. Ebû Bekir’e Yemame ahalisinin haberlerini, Müseylime’nin etrafında toplanmalarını anlattı ve onların İslâm’da kalmalarını sağlayacak olan Halife Elçisi olmayı teklif etti. Halife de ona izin verdi. Ve Reccal, Yemame ahalisine gitti. Dehşet verici çokluklarını görünce üstün olanların onlar olduğunu sandı. Hain nefsi ona gelecekte kurulacağını düşündüğü Kezzab’ın devletinde bir yer edinmesini söyledi, İslâm’ı terk etti ve kendisine birçok vaatte bulunan Müseylime’nin safına katıldı.<br />
<br />
<br />
<br />
Reccal’in İslâm’a olan tehlikesi, Müseylime’ninkinden daha büyüktü. Çünkü o geçmişteki Müslümanlığını, Resûlüllah (s.a.v.) zamanında Medine’de yaşadığı dönemi, Kur’ân-ı Kerîm’in birçok âyetini ezbere biliyor olmasını ve Müslümanların halifesi Ebû Bekir’e olan elçiliğini bir fırsat olarak kullandı. Bütün bunları Müseylime’nin yalancı peygamberliğini pekiştirmek ve hakimiyetini desteklemek uğruna sinsice kullandı. İnsanlar arasında dolaşarak, onlara Resûlüllah (s.a.v.)’in “Müseylime b. Hubeyb ile peygamberlikte ortak kılındım.” dediğini işittiğini söylüyordu. Ve madem ki Resûlüllah (s.a.v.) öldü; öyleyse ondan sonra peygamberlik ve vahiy bayrağını taşımakta insanların en haklısı Müseylime’dir!.. işte bu Reccal denilen adamın yalanları Resul (s.a.v.) ve İslâm’la olan geçmişteki beraberliğini sinsice kullanması nedeniyle Müseylime’nin etrafında toplananlarının sayısı aşırı bir şekilde arttı. Müslümanların en kızgını ve Reccal ile karşılaşmak için en çok yanıp tutuşanı olan Zeyd b. Hattab (r.a.)’dı.<br />
<br />
<br />
<br />
Yemame savaşı başlamıştı. Savaş başta Müslümanların aleyhine döndü ve onlardan bir çok şehit düştü. Ona göre savaşın geleceği Reccal’in akıbetiyle aynı noktada yoğunlaşıyordu. Reccal’i bulmak amacıyla savaşan kalabalığı bir ok gibi yararak geçmeye başladı, sonunda onu gördü. Bir sağdan, bir soldan ona ulaşmaya çalışıyordu. Savaş tufanı, düşmanını her yutup gizleyişinde dalgalar tekrar onu yüzeye itinceye kadar Zeyd de onun ardından dalıyordu.<br />
<br />
<br />
<br />
Sonunda onu boynundan yakalayıp, gurur, yalan ve alçaklıkla dolu başını kılıcıyla uçuruyor...<br />
<br />
<br />
<br />
Ve yalanın düşüşüyle onun dünyası da düşmeye başladı. Korku, önce Müseylime’nin ve Muhkem b. Tufeyl’in, sonra da fırtınalı bir günde ateşin yayılması gibi, içinde Reccal’in ölüm haberi yayılan Müseylime’nin askerlerinin kalplerine yayıldı. Müseylime onlara kesin zafer vaat ediyordu. Onun, Reccal b. Unfuve ve Muhkem b. Tufeyl’in, zaferin ardından dinlerini yaymaya ve devletlerini kurmaya başlayacaklarını söylüyordu... İşte Reccal öldü.. Öyleyse Müseylime’nin peygamberliği tamamen bir yalan... Yarın Muhkem ölecek... Öbür gün de Müseylime!.. Böylece Zeyd b. Hattâb’ın her vuruşu, Müseylime’nin yalancı peygamberlik hayalinde bütünüyle yıkıma neden oldu</span></span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TR’de iyileşti, Filistin’de şehit oldu]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10450</link>
			<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 04:25:03 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Suret-i_Mah</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10450</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #9400D3;"><img src="http://img81.imageshack.us/img81/5334/81b2c9c9d8nn7.jpg" border="0" alt="[Resim: 81b2c9c9d8nn7.jpg&#93;" /><br />
<br />
<br />
Türkiye’de iyileşti, Filistin’de şehit oldu<br />
Vakfımız tarafından Türkiye’ye getirilerek tedavi ettirilen Filistinli yaralı Harp Siyam da İsrail saldırısında hayatını kaybetti. Filistin'e dönerken “Vatanım için bir bacağımı verdim gerekirse canımı da veririm” demişti ve öyle de yaptı.<br />
<br />
<br />
<br />
Harp Siyam, İsrail’in 2008 Mart ayında Gazze’ye düzenlediği saldırılarda bir bacağını ve bir gözünü kaybetmişti. <br />
<br />
25 Mart 2008 tarihinde Vakfımız tarafından 59 Filistinli yaralıyla birlikte İstanbul’a getirilen 22 yaşındaki Harp Siyam, 3 ay tedavi gördükten sonra 1 Temmuz 2008 tarihinde ülkesi Filistin’e dönmüştü. <br />
<br />
Halen Gazze'de yardım dağıtan ekibimiz acı haberi dün vakıf merkezimize ulaştırdı. Harp Siyam Türkiye’deyken şu açıklamayı yapmıştı: “Ülkemi çok seviyorum. Biran önce iyileşip ülkeme dönmek istiyorum. Filistin’de yaşamaktan korkmuyorum. Çünkü burası benim vatanım. Filistin için bir bacağımı kaybettim gerekirse diğerini, gerekirse canımı veririm, ama asla terk etmem. Filistin’i İsrail’e bırakmayız.” <br />
<br />
<br />
<img src="http://img98.imageshack.us/img98/7739/18ffb99663xa3.jpg" border="0" alt="[Resim: 18ffb99663xa3.jpg&#93;" /><br />
<br />
[img&#93;İstanbul’u çok sevdiğini belirten Siyam, ayrılmadan önce havaalanında yaptığı açıklamada “Bize gösterdiği sıcak ilgiden dolayı Türkiye halkına çok teşekkür ederim. İstanbul’da güzel günler geçirdim. Çok şükür iyileştim” demişti. [/img&#93;</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: xx-large;"><span style="color: #FF0000;">Şehadetin Mübarek olsun Eyy Şehidd....</span></span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #9400D3;"><img src="http://img81.imageshack.us/img81/5334/81b2c9c9d8nn7.jpg" border="0" alt="[Resim: 81b2c9c9d8nn7.jpg]" /><br />
<br />
<br />
Türkiye’de iyileşti, Filistin’de şehit oldu<br />
Vakfımız tarafından Türkiye’ye getirilerek tedavi ettirilen Filistinli yaralı Harp Siyam da İsrail saldırısında hayatını kaybetti. Filistin'e dönerken “Vatanım için bir bacağımı verdim gerekirse canımı da veririm” demişti ve öyle de yaptı.<br />
<br />
<br />
<br />
Harp Siyam, İsrail’in 2008 Mart ayında Gazze’ye düzenlediği saldırılarda bir bacağını ve bir gözünü kaybetmişti. <br />
<br />
25 Mart 2008 tarihinde Vakfımız tarafından 59 Filistinli yaralıyla birlikte İstanbul’a getirilen 22 yaşındaki Harp Siyam, 3 ay tedavi gördükten sonra 1 Temmuz 2008 tarihinde ülkesi Filistin’e dönmüştü. <br />
<br />
Halen Gazze'de yardım dağıtan ekibimiz acı haberi dün vakıf merkezimize ulaştırdı. Harp Siyam Türkiye’deyken şu açıklamayı yapmıştı: “Ülkemi çok seviyorum. Biran önce iyileşip ülkeme dönmek istiyorum. Filistin’de yaşamaktan korkmuyorum. Çünkü burası benim vatanım. Filistin için bir bacağımı kaybettim gerekirse diğerini, gerekirse canımı veririm, ama asla terk etmem. Filistin’i İsrail’e bırakmayız.” <br />
<br />
<br />
<img src="http://img98.imageshack.us/img98/7739/18ffb99663xa3.jpg" border="0" alt="[Resim: 18ffb99663xa3.jpg]" /><br />
<br />
[img]İstanbul’u çok sevdiğini belirten Siyam, ayrılmadan önce havaalanında yaptığı açıklamada “Bize gösterdiği sıcak ilgiden dolayı Türkiye halkına çok teşekkür ederim. İstanbul’da güzel günler geçirdim. Çok şükür iyileştim” demişti. [/img]</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: xx-large;"><span style="color: #FF0000;">Şehadetin Mübarek olsun Eyy Şehidd....</span></span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[enerose abla buyur]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10445</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 17:05:16 +0200</pubDate>
			<dc:creator>osman_oglu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10445</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://img72.imageshack.us/img72/9544/enerosetf1.jpg" border="0" alt="[Resim: enerosetf1.jpg&#93;" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://img72.imageshack.us/img72/9544/enerosetf1.jpg" border="0" alt="[Resim: enerosetf1.jpg]" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aşure Günü]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10444</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 14:21:08 +0200</pubDate>
			<dc:creator>medineli çınar</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10444</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;"><span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;"><div style="text-align: center;">Yarın feyiz ve bereket kaynağı olan aşure günü..Resul-ü Ekrem (asm)'ın iki reyhanından birisi olan Hz. Hüseyin (ra)'ın ve ailesinin Kerbela'da şehadet şerbeti içtiği gün.<br />
<br />
''Her kim Aşure Günü'nde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder.''<br />
<br />
Aşure orucunun, önceki yılın günahlarına keffaret olacağını Allah'ın rahmetinden umarım. Hadis-i Şerif (Tirmizi)<br />
<br />
Aşure gününü mutlaka oruçlu geçirelim İnşa'allah.<img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /></div></span></span>.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;"><span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;"><div style="text-align: center;">Yarın feyiz ve bereket kaynağı olan aşure günü..Resul-ü Ekrem (asm)'ın iki reyhanından birisi olan Hz. Hüseyin (ra)'ın ve ailesinin Kerbela'da şehadet şerbeti içtiği gün.<br />
<br />
''Her kim Aşure Günü'nde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder.''<br />
<br />
Aşure orucunun, önceki yılın günahlarına keffaret olacağını Allah'ın rahmetinden umarım. Hadis-i Şerif (Tirmizi)<br />
<br />
Aşure gününü mutlaka oruçlu geçirelim İnşa'allah.<img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /></div></span></span>.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SENİ YÜREĞİMİZİN ÇATINA GÖMECEĞİZ EY ÇOCUK !]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10443</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 13:40:52 +0200</pubDate>
			<dc:creator>GeZGiN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10443</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;"><span style="color: #2F4F4F;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;">Uzanmış yüzüstü, toprağı öpüyor dudakların. Bismillah boyunla yeryüzünün düşüşü gibi yatıyorsun öylece…Sere serpe özgürlüğümüzün abidesi, modern firavunluğun utanç duvarı oluyorsun… Sana gözyaşı döküyor sabah seherinde tüm çiçekler… <br />
<br />
<br />
Coğrafyacılar, yok, beni inandıramazsınız! Dünyanın merkezi, kainatın denge noktası işte şu beş yaşındaki şehidimizin düştüğü yerdir… <br />
<br />
<br />
Bak kolun incinmiş; mahzunsun,sana atılan bombalardan değil gözlerin değmesinden. Yüzünü niye benden çeviriyorsun? Bunca utanmazdın objektiften oyuncakların alınmamış olsaydı, öyle değil mi? Ve alınmamış olsaydı tüm çocukluk düşlerin, tüm geleceğin, annen ve gökyüzü elinden… <br />
<br />
<br />
En sevdiğin cicilerin kirlenmiş; yanmışlar. Gözlerine çekilen mil kara bir öfke olup sinmiş hep Kudüs’e çıkan yollara… Parça parça bir öfke dağ yollarına kazınmış. Bu kara lekeyi hangi gök yunsun, hangi yer yutsun? <br />
<br />
<br />
Tertemiz toprağı öpüyorsun, her karış toprağını öpüyorsun vatanının. Öpmeye doyamadığın annen gibi öpüyorsun, oyuncak bebeğin gibi öpüyorsun.. Kulağına okunan ezan kadar diri hatıraların… <br />
<br />
<br />
Daha sen değil, annen bile doğmadan düzülmüş tuzakların, varlığa ihanet eden zalim planların kurbanısın sen… Doymak bilmez bir acımasızlığın, katil bir tuğyanın; sözlere, manşetlere saklanamayan; İnsanlığa sığmayan yüzüsün sen. Kanınla; yeryüzünde şimdiye dek her ne kadar gözyaşı döküldüyse sen ifşa ediyorsun. Gökyüzü ağlıyor seni düşününce… <br />
<br />
<br />
Sanki seslenir gibisin kör vicdanlara: <br />
<br />
<br />
“Babalarım, amcalarım! Ben kimin yası olayım? Kimin öfkesi olayım ben, kim alsın öcümü? Ya ben büyümeyecek miyim, koşmayacak mıyım artık? Kollarımı geri vermeyecek misiniz bana; nasıl oynayacağım oyuncaklarımla yoksa? <br />
<br />
<br />
Susadım anne! Beni öldürülmüş tüm çocukların yanına gömün anne… Mezarım işgale direnen bir toprağa yapılmalı. Ben tutsak topraklara sığmam…” <br />
<br />
<br />
Sen yeryüzünün tüm kirlerini yıkayan masumiyetinle ve tüm tuğyanlara galip gelen kanınla zafere ve vaat edilene inancımızın adısın ey çocuk! <br />
<br />
<br />
Seni direnişin sıcağına gömeceğiz! Mezarını yüreklerimizin çatına kuracağız ey çocuk! Seni en umarsız insanlık düşlerimizin kuytularına, seni gökyüzünün maviliğine, zeytinin karasına, inancımızın aydınlığına, yazacağız! <br />
<br />
<br />
Ey çocuk! Evet, oyun bitti ama ağlama artık! Bu oyunu sen bozdun. Sen yüz yıllardır öldürülen kardeşlerinle, ölümü öldürenlerle körebe oyna; biz gerçeği yazacağız artık…</span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;"><span style="color: #2F4F4F;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;">Uzanmış yüzüstü, toprağı öpüyor dudakların. Bismillah boyunla yeryüzünün düşüşü gibi yatıyorsun öylece…Sere serpe özgürlüğümüzün abidesi, modern firavunluğun utanç duvarı oluyorsun… Sana gözyaşı döküyor sabah seherinde tüm çiçekler… <br />
<br />
<br />
Coğrafyacılar, yok, beni inandıramazsınız! Dünyanın merkezi, kainatın denge noktası işte şu beş yaşındaki şehidimizin düştüğü yerdir… <br />
<br />
<br />
Bak kolun incinmiş; mahzunsun,sana atılan bombalardan değil gözlerin değmesinden. Yüzünü niye benden çeviriyorsun? Bunca utanmazdın objektiften oyuncakların alınmamış olsaydı, öyle değil mi? Ve alınmamış olsaydı tüm çocukluk düşlerin, tüm geleceğin, annen ve gökyüzü elinden… <br />
<br />
<br />
En sevdiğin cicilerin kirlenmiş; yanmışlar. Gözlerine çekilen mil kara bir öfke olup sinmiş hep Kudüs’e çıkan yollara… Parça parça bir öfke dağ yollarına kazınmış. Bu kara lekeyi hangi gök yunsun, hangi yer yutsun? <br />
<br />
<br />
Tertemiz toprağı öpüyorsun, her karış toprağını öpüyorsun vatanının. Öpmeye doyamadığın annen gibi öpüyorsun, oyuncak bebeğin gibi öpüyorsun.. Kulağına okunan ezan kadar diri hatıraların… <br />
<br />
<br />
Daha sen değil, annen bile doğmadan düzülmüş tuzakların, varlığa ihanet eden zalim planların kurbanısın sen… Doymak bilmez bir acımasızlığın, katil bir tuğyanın; sözlere, manşetlere saklanamayan; İnsanlığa sığmayan yüzüsün sen. Kanınla; yeryüzünde şimdiye dek her ne kadar gözyaşı döküldüyse sen ifşa ediyorsun. Gökyüzü ağlıyor seni düşününce… <br />
<br />
<br />
Sanki seslenir gibisin kör vicdanlara: <br />
<br />
<br />
“Babalarım, amcalarım! Ben kimin yası olayım? Kimin öfkesi olayım ben, kim alsın öcümü? Ya ben büyümeyecek miyim, koşmayacak mıyım artık? Kollarımı geri vermeyecek misiniz bana; nasıl oynayacağım oyuncaklarımla yoksa? <br />
<br />
<br />
Susadım anne! Beni öldürülmüş tüm çocukların yanına gömün anne… Mezarım işgale direnen bir toprağa yapılmalı. Ben tutsak topraklara sığmam…” <br />
<br />
<br />
Sen yeryüzünün tüm kirlerini yıkayan masumiyetinle ve tüm tuğyanlara galip gelen kanınla zafere ve vaat edilene inancımızın adısın ey çocuk! <br />
<br />
<br />
Seni direnişin sıcağına gömeceğiz! Mezarını yüreklerimizin çatına kuracağız ey çocuk! Seni en umarsız insanlık düşlerimizin kuytularına, seni gökyüzünün maviliğine, zeytinin karasına, inancımızın aydınlığına, yazacağız! <br />
<br />
<br />
Ey çocuk! Evet, oyun bitti ama ağlama artık! Bu oyunu sen bozdun. Sen yüz yıllardır öldürülen kardeşlerinle, ölümü öldürenlerle körebe oyna; biz gerçeği yazacağız artık…</span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[filistin yanıyor...]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10442</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 13:15:19 +0200</pubDate>
			<dc:creator>GeZGiN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10442</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;"><span style="color: #2F4F4F;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;"><div style="text-align: center;">Nerdesin ey Mü-min,nerdesin hele, <br />
Filistin ateşe düşmüş yanıyor. <br />
Üç günlük bebeğin kanı akıyor, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Nasıl müslümanız,nasıl insanız, <br />
Hani nerde kaldı kur’an davamız. <br />
Yerden göğe çıktı,bak günahımız, <br />
Filistin çıkmaza düştü yanıyor. <br />
<br />
Biz nasıl ümmetiz,utanıyorum, <br />
Yarab’bi çok acı duramıyorum. <br />
O yaraya derman olamıyorum, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Ne çoluk ne çocuk,hepsi yaralı, <br />
Müslüman coğrafya olmaz oralı. <br />
Ağrıma gidiyor,kafir vuralı, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Filistin yalnızsın,Filistin ıssız, <br />
Filistin ağlarsın,kaderin bahtsız. <br />
Katledilir oldu,her kes günahsız, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Kadınlar yerlerde sürükleniyor, <br />
İsrail köpeği bakıp gülüyor. <br />
Uyan ey insanlık,vakit bitiyor, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Kundakta bebeğe,sıkarlar kurşun, <br />
Neden buna karşı yok bir duruşun. <br />
Sonu gelmez uyan,bu dik yokuşun, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Bu nasıl insanlık,ne insanlığı? <br />
Yakıştırmam bile ben hayvanlığı. <br />
Neden müslümanın hala saflığı? <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Bu gün ona,yarın sana Müslüman, <br />
Kardeşin kanları akıyor uyan. <br />
Yokmu bu feryadı,kalbinde duyan? <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Baba kucağında kıydılar cana, <br />
Küçük Muhammet’ler boyandı kana. <br />
Uyan ey Müslüman kardeşin darda, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Nasıl bu feryadı duymaz kulağın? <br />
Değilki Filistin senin uzağın. <br />
Merak etme artık hazır tuzağın, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Yarab’bi yardım et,sen kullarına, <br />
Sağlık ver güç ver,sen kollarına. <br />
Bırakma kalleşin sen yanlarına. <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Onları çaresiz koyma Allah’ım, <br />
Onlara sen güç ver koru Allah’ım. <br />
Onlara Rahmeyle,Ulu Allah’ım. <br />
Filistin atşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Yeter artık uyan,Müslüman kardeş, <br />
Hiç boş dururmu,o kafir kalleş? <br />
Kardeşin kanları,akıyor beleş, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
İsrail yeminli o kana doymaz, <br />
Nasıl bir müslüman,bunları duymaz? <br />
Muhammet Mustafa (S.A.V.) bu yüzüne bakmaz. <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor...</div></span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;"><span style="color: #2F4F4F;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;"><div style="text-align: center;">Nerdesin ey Mü-min,nerdesin hele, <br />
Filistin ateşe düşmüş yanıyor. <br />
Üç günlük bebeğin kanı akıyor, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Nasıl müslümanız,nasıl insanız, <br />
Hani nerde kaldı kur’an davamız. <br />
Yerden göğe çıktı,bak günahımız, <br />
Filistin çıkmaza düştü yanıyor. <br />
<br />
Biz nasıl ümmetiz,utanıyorum, <br />
Yarab’bi çok acı duramıyorum. <br />
O yaraya derman olamıyorum, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Ne çoluk ne çocuk,hepsi yaralı, <br />
Müslüman coğrafya olmaz oralı. <br />
Ağrıma gidiyor,kafir vuralı, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Filistin yalnızsın,Filistin ıssız, <br />
Filistin ağlarsın,kaderin bahtsız. <br />
Katledilir oldu,her kes günahsız, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Kadınlar yerlerde sürükleniyor, <br />
İsrail köpeği bakıp gülüyor. <br />
Uyan ey insanlık,vakit bitiyor, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Kundakta bebeğe,sıkarlar kurşun, <br />
Neden buna karşı yok bir duruşun. <br />
Sonu gelmez uyan,bu dik yokuşun, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Bu nasıl insanlık,ne insanlığı? <br />
Yakıştırmam bile ben hayvanlığı. <br />
Neden müslümanın hala saflığı? <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Bu gün ona,yarın sana Müslüman, <br />
Kardeşin kanları akıyor uyan. <br />
Yokmu bu feryadı,kalbinde duyan? <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Baba kucağında kıydılar cana, <br />
Küçük Muhammet’ler boyandı kana. <br />
Uyan ey Müslüman kardeşin darda, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Nasıl bu feryadı duymaz kulağın? <br />
Değilki Filistin senin uzağın. <br />
Merak etme artık hazır tuzağın, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Yarab’bi yardım et,sen kullarına, <br />
Sağlık ver güç ver,sen kollarına. <br />
Bırakma kalleşin sen yanlarına. <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Onları çaresiz koyma Allah’ım, <br />
Onlara sen güç ver koru Allah’ım. <br />
Onlara Rahmeyle,Ulu Allah’ım. <br />
Filistin atşe düştü yanıyor. <br />
<br />
Yeter artık uyan,Müslüman kardeş, <br />
Hiç boş dururmu,o kafir kalleş? <br />
Kardeşin kanları,akıyor beleş, <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor. <br />
<br />
İsrail yeminli o kana doymaz, <br />
Nasıl bir müslüman,bunları duymaz? <br />
Muhammet Mustafa (S.A.V.) bu yüzüne bakmaz. <br />
Filistin ateşe düştü yanıyor...</div></span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Filistinli Bir Çocuğun Mektubu]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10441</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 13:14:22 +0200</pubDate>
			<dc:creator>medineli çınar</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10441</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;">  <span style="color: #FF4500;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;"><div style="text-align: center;">Bağışlayın beni!<br />
Kenarlarında renkli çiçekler olan mektup kağıtlarına yazmak isterdim<br />
Kelebek kanatları boyamayı,<br />
Kuşların ötüşünü dinlemeyi,<br />
Hatta uçurtma uçurmayı da öğrenebilirdim<br />
Bağışlayın beni<br />
Top ateşleri, bomba gürültüleri arasında doğdum ben<br />
Ninniler yerine, makinelilerin takırtılarıyla büyüdüm<br />
Renklerden ilk önce, kan kırmızısını tanıdım<br />
Çiçeklerden önce, ölülerin arasında dolandım<br />
Hiç saklambaç oynayamadım kelebeklerle<br />
Üç yaşımdayken, en büyük abimi,<br />
sekizimdeyken, ortancayı kaybettim<br />
Babamı ellerini bağlayarak götürdüklerinde dokuzundaydım<br />
Gömdüğümüzde onumda<br />
Ablam 15’inde terk etti evi<br />
15’inde kızlar okula gider<br />
17’sinde dantel örer<br />
Çeyiz sandığı düzer<br />
Bizim burada 15’inde kızlar savaşa gider<br />
Seçme hakkı tanımaz zorbalar bir genç kız olsan bile sana<br />
Ya evinde oturup ölümü bekleyeceksin<br />
Ha bugün, ha yarın diye diye yaşarken öleceksin Ya da…<br />
Ölümlerin ateşinden sesleniyorum size duyuyor musunuz?<br />
Filistin’im ben anlıyor musunuz?<br />
Ama yine de yaşıyorum işte<br />
Çünkü kanlı topraklarda büyürken yaşamayı…<br />
Çiçek boyamayı değilse de, mezar taşlarında çiçek büyütmeyi…<br />
Kelebek kovalamayı değil ama, tüfek tutmayı öğrendik<br />
Sokak aralarında mermi kovanlarından oyuncak yaptık<br />
Patlamamış el bombaları topladık<br />
Mayınların üstünde sek sek oynadık<br />
Bu kadar nefret, bu kadar acı arasında yaşamayı…<br />
Karanlıklar arasından güneşe bakmayı becerdik<br />
Onun için kocaman ve karadır gözlerimiz<br />
Onun için hâlâ sımsıcaktır, düşmana taş atarken nasırlaşan minik ellerimiz<br />
Evimizi yıktılar dün<br />
Bir baştan bir başa mahallemizi yaktılar<br />
Mermi kovanlarıyla misket oynarken biz, üzerimize bombalar attılar<br />
Üç arkadaşım can verdi<br />
Üç küçük çocuk<br />
Bağışlayın beni, kurtaramadım!<br />
Sarkmıştı omzumdan aşağı kanlı kolum, uzatamadım<br />
Elim düştü yere, kolum çaresiz…<br />
Kanlarımız karıştı birbirine, arkadaşlarım sessiz<br />
İşte orada kankardeş olduk biz<br />
Gözlerim karardı önce<br />
Başım döndü<br />
Ama uyumak istemiyorum<br />
Uyursam arkadaşlarım bu dünyadan göçer diye korkuyorum<br />
Bağışlayın beni!<br />
Tutamadım kendimi<br />
Yapıştırmadım alnıma, açık dursunlar diye gözbebeklerimi<br />
Kaybettim kan kardeşlerimi<br />
Yaşım 13<br />
Burada çocuklar çocuk olmaz<br />
Bebeler bile yaşamak için beşikten siper yapar<br />
Çünkü İsrail denilen zorbanın Amerikan bombaları,<br />
beşiklere bile mezar kazar<br />
Ölümlerin içinde büyüyorum<br />
Minicik yüreğimle, ateşlerin arasından, öfkeyle geliyorum<br />
Dudaklarımdan dökülen özgürlük türkülerini duyuyor musunuz?<br />
Filistin’im ben anlıyor musunuz?</div></span></span>?</span> </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;">  <span style="color: #FF4500;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;"><div style="text-align: center;">Bağışlayın beni!<br />
Kenarlarında renkli çiçekler olan mektup kağıtlarına yazmak isterdim<br />
Kelebek kanatları boyamayı,<br />
Kuşların ötüşünü dinlemeyi,<br />
Hatta uçurtma uçurmayı da öğrenebilirdim<br />
Bağışlayın beni<br />
Top ateşleri, bomba gürültüleri arasında doğdum ben<br />
Ninniler yerine, makinelilerin takırtılarıyla büyüdüm<br />
Renklerden ilk önce, kan kırmızısını tanıdım<br />
Çiçeklerden önce, ölülerin arasında dolandım<br />
Hiç saklambaç oynayamadım kelebeklerle<br />
Üç yaşımdayken, en büyük abimi,<br />
sekizimdeyken, ortancayı kaybettim<br />
Babamı ellerini bağlayarak götürdüklerinde dokuzundaydım<br />
Gömdüğümüzde onumda<br />
Ablam 15’inde terk etti evi<br />
15’inde kızlar okula gider<br />
17’sinde dantel örer<br />
Çeyiz sandığı düzer<br />
Bizim burada 15’inde kızlar savaşa gider<br />
Seçme hakkı tanımaz zorbalar bir genç kız olsan bile sana<br />
Ya evinde oturup ölümü bekleyeceksin<br />
Ha bugün, ha yarın diye diye yaşarken öleceksin Ya da…<br />
Ölümlerin ateşinden sesleniyorum size duyuyor musunuz?<br />
Filistin’im ben anlıyor musunuz?<br />
Ama yine de yaşıyorum işte<br />
Çünkü kanlı topraklarda büyürken yaşamayı…<br />
Çiçek boyamayı değilse de, mezar taşlarında çiçek büyütmeyi…<br />
Kelebek kovalamayı değil ama, tüfek tutmayı öğrendik<br />
Sokak aralarında mermi kovanlarından oyuncak yaptık<br />
Patlamamış el bombaları topladık<br />
Mayınların üstünde sek sek oynadık<br />
Bu kadar nefret, bu kadar acı arasında yaşamayı…<br />
Karanlıklar arasından güneşe bakmayı becerdik<br />
Onun için kocaman ve karadır gözlerimiz<br />
Onun için hâlâ sımsıcaktır, düşmana taş atarken nasırlaşan minik ellerimiz<br />
Evimizi yıktılar dün<br />
Bir baştan bir başa mahallemizi yaktılar<br />
Mermi kovanlarıyla misket oynarken biz, üzerimize bombalar attılar<br />
Üç arkadaşım can verdi<br />
Üç küçük çocuk<br />
Bağışlayın beni, kurtaramadım!<br />
Sarkmıştı omzumdan aşağı kanlı kolum, uzatamadım<br />
Elim düştü yere, kolum çaresiz…<br />
Kanlarımız karıştı birbirine, arkadaşlarım sessiz<br />
İşte orada kankardeş olduk biz<br />
Gözlerim karardı önce<br />
Başım döndü<br />
Ama uyumak istemiyorum<br />
Uyursam arkadaşlarım bu dünyadan göçer diye korkuyorum<br />
Bağışlayın beni!<br />
Tutamadım kendimi<br />
Yapıştırmadım alnıma, açık dursunlar diye gözbebeklerimi<br />
Kaybettim kan kardeşlerimi<br />
Yaşım 13<br />
Burada çocuklar çocuk olmaz<br />
Bebeler bile yaşamak için beşikten siper yapar<br />
Çünkü İsrail denilen zorbanın Amerikan bombaları,<br />
beşiklere bile mezar kazar<br />
Ölümlerin içinde büyüyorum<br />
Minicik yüreğimle, ateşlerin arasından, öfkeyle geliyorum<br />
Dudaklarımdan dökülen özgürlük türkülerini duyuyor musunuz?<br />
Filistin’im ben anlıyor musunuz?</div></span></span>?</span> </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[kalbim seninle tanıdı sevdayı...]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10440</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 13:05:40 +0200</pubDate>
			<dc:creator>GeZGiN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10440</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;"><span style="color: #006400;"><span style="font-weight: bold;">Sen yaralı serçemdin benim.. <br />
Yüreğime kondun, bense söz eyleyip dilimden uçuramadım seni ya Resûl! <br />
<br />
Kalbim seninle tanıdı sevdayı, bense kırmızı bir gül verip canana, tanıtamadım seni ya Resûl! <br />
<br />
Ruhum sensiz kördü, karanlıktı. Sen, gören gözü idin ruhumun. <br />
Bense nefs gözlüğümü çıkarıp, gözümün ta içine bakanlara gösteremedim seni ya Resûl! <br />
<br />
Sen ıslah ettin yüreğimi, huzuru oldun kalbimin. <br />
Bense nice sıkıntılı dostlarıma, yüreğimdeki senden bir buket sunup, huzur veremedim ya Resûl! <br />
<br />
Sen solmasını istemediğim çiçeğiydin ruhumun, bense sünnetullah deryasından bir bardak su dökemedim sana ya Resûl! <br />
<br />
Sen ziyafet verdin gönlüme, bense hadis sofrasına oturup lezzetini tadamadım ya Resûl! <br />
<br />
Sen dertlerime ilâçtın, dermandın yaralarıma. <br />
Bense gözyaşlarımı su eyleyip içemedim seni ya Resûl! <br />
<br />
Sen ki ahlâk merdiveninin zirvesindeydin. <br />
Bense terbiye çarığını giyip, huzuruna çıkamadım ya Resûl! <br />
<br />
Sen bir hoşgörü pınarıydın, usulca aktın kalbimin derinliklerine. <br />
Bense içerine girip, günah kirlerimi yumamadım ya Resûl! <br />
<br />
Sen ki yanık sevdamdın benim. Seni göremeyişin, göremeyecek oluşun ümitsizliği ateş olup yaktı beni. <br />
Bense Rahman'dan bir damla rahmet dilenip, bu ateşi söndüremedim ya Resûl! <br />
<br />
Sen olmasan yoktu yüreğim, sen ki her şeydin benim için. <br />
Bense hiçbir şeyliğimi bilip, her daim boynumu bükemedim ya Resûl! <br />
<br />
Yaşanılmaya en lâyık aşk sende idi, görülesi göz, duyulası söz sende. <br />
Bense Asr–ı Saadet'e benzemeyen şu ömrümde, seni bulamadım ya Resûl! ... </span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;"><span style="color: #006400;"><span style="font-weight: bold;">Sen yaralı serçemdin benim.. <br />
Yüreğime kondun, bense söz eyleyip dilimden uçuramadım seni ya Resûl! <br />
<br />
Kalbim seninle tanıdı sevdayı, bense kırmızı bir gül verip canana, tanıtamadım seni ya Resûl! <br />
<br />
Ruhum sensiz kördü, karanlıktı. Sen, gören gözü idin ruhumun. <br />
Bense nefs gözlüğümü çıkarıp, gözümün ta içine bakanlara gösteremedim seni ya Resûl! <br />
<br />
Sen ıslah ettin yüreğimi, huzuru oldun kalbimin. <br />
Bense nice sıkıntılı dostlarıma, yüreğimdeki senden bir buket sunup, huzur veremedim ya Resûl! <br />
<br />
Sen solmasını istemediğim çiçeğiydin ruhumun, bense sünnetullah deryasından bir bardak su dökemedim sana ya Resûl! <br />
<br />
Sen ziyafet verdin gönlüme, bense hadis sofrasına oturup lezzetini tadamadım ya Resûl! <br />
<br />
Sen dertlerime ilâçtın, dermandın yaralarıma. <br />
Bense gözyaşlarımı su eyleyip içemedim seni ya Resûl! <br />
<br />
Sen ki ahlâk merdiveninin zirvesindeydin. <br />
Bense terbiye çarığını giyip, huzuruna çıkamadım ya Resûl! <br />
<br />
Sen bir hoşgörü pınarıydın, usulca aktın kalbimin derinliklerine. <br />
Bense içerine girip, günah kirlerimi yumamadım ya Resûl! <br />
<br />
Sen ki yanık sevdamdın benim. Seni göremeyişin, göremeyecek oluşun ümitsizliği ateş olup yaktı beni. <br />
Bense Rahman'dan bir damla rahmet dilenip, bu ateşi söndüremedim ya Resûl! <br />
<br />
Sen olmasan yoktu yüreğim, sen ki her şeydin benim için. <br />
Bense hiçbir şeyliğimi bilip, her daim boynumu bükemedim ya Resûl! <br />
<br />
Yaşanılmaya en lâyık aşk sende idi, görülesi göz, duyulası söz sende. <br />
Bense Asr–ı Saadet'e benzemeyen şu ömrümde, seni bulamadım ya Resûl! ... </span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[kafire bir cevap...]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10439</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 13:00:14 +0200</pubDate>
			<dc:creator>GeZGiN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10439</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;"><span style="color: #2F4F4F;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;"><div style="text-align: center;">Bismillahirrahmanirrahim <br />
<br />
Ey kâfir israil ve amerika <br />
Bu zulmünüz kalmaz yanınıza <br />
İçi boş kuklalarınızı geçiririz kafanıza <br />
Dünyanın her yerinden silmek için zulmünüzü <br />
Yiğit müslümanlar el basmışlar Kuran ' a <br />
<br />
Ey kanlarla yücelen yeşil tevhid <br />
Uğruna can veriyor binlerce ŞEHİD <br />
Gencecik yavruları gönderiyor analar <br />
Mezarlıklarda yer yok bozulsun artık bağlar <br />
<br />
Zalimlere haber ver! Sonları yakındır! <br />
Direnişe az kaldı devir Mazlumlarındır! <br />
Sivrilsin tüm dişlerim kâfire yeminim var ! <br />
Özledim seni artık kardeşim dünya bana dar... <br />
<br />
Ey tağutun neferi <br />
Mermin gelsin göğsüme <br />
Biz bu yola başkoyduk , senin gözdağın kime! </div></span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;"><span style="color: #2F4F4F;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;"><div style="text-align: center;">Bismillahirrahmanirrahim <br />
<br />
Ey kâfir israil ve amerika <br />
Bu zulmünüz kalmaz yanınıza <br />
İçi boş kuklalarınızı geçiririz kafanıza <br />
Dünyanın her yerinden silmek için zulmünüzü <br />
Yiğit müslümanlar el basmışlar Kuran ' a <br />
<br />
Ey kanlarla yücelen yeşil tevhid <br />
Uğruna can veriyor binlerce ŞEHİD <br />
Gencecik yavruları gönderiyor analar <br />
Mezarlıklarda yer yok bozulsun artık bağlar <br />
<br />
Zalimlere haber ver! Sonları yakındır! <br />
Direnişe az kaldı devir Mazlumlarındır! <br />
Sivrilsin tüm dişlerim kâfire yeminim var ! <br />
Özledim seni artık kardeşim dünya bana dar... <br />
<br />
Ey tağutun neferi <br />
Mermin gelsin göğsüme <br />
Biz bu yola başkoyduk , senin gözdağın kime! </div></span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Filistinli Bir Çocuğun Mektubu]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10438</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 10:48:28 +0200</pubDate>
			<dc:creator>medineli çınar</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10438</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;">         <span style="color: #006400;">  <span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;"><div style="text-align: center;">Bağışlayın beni!<br />
Kenarlarında renkli çiçekler olan mektup kağıtlarına yazmak isterdim<br />
Kelebek kanatları boyamayı,<br />
Kuşların ötüşünü dinlemeyi,<br />
Hatta uçurtma uçurmayı da öğrenebilirdim<br />
Bağışlayın beni<br />
Top ateşleri, bomba gürültüleri arasında doğdum ben<br />
Ninniler yerine, makinelilerin takırtılarıyla büyüdüm<br />
Renklerden ilk önce, kan kırmızısını tanıdım<br />
Çiçeklerden önce, ölülerin arasında dolandım<br />
Hiç saklambaç oynayamadım kelebeklerle<br />
Üç yaşımdayken, en büyük abimi,<br />
sekizimdeyken, ortancayı kaybettim<br />
Babamı ellerini bağlayarak götürdüklerinde dokuzundaydım<br />
Gömdüğümüzde onumda<br />
Ablam 15’inde terk etti evi<br />
15’inde kızlar okula gider<br />
17’sinde dantel örer<br />
Çeyiz sandığı düzer<br />
Bizim burada 15’inde kızlar savaşa gider<br />
Seçme hakkı tanımaz zorbalar bir genç kız olsan bile sana<br />
Ya evinde oturup ölümü bekleyeceksin<br />
Ha bugün, ha yarın diye diye yaşarken öleceksin Ya da…<br />
Ölümlerin ateşinden sesleniyorum size duyuyor musunuz?<br />
Filistin’im ben anlıyor musunuz?<br />
Ama yine de yaşıyorum işte<br />
Çünkü kanlı topraklarda büyürken yaşamayı…<br />
Çiçek boyamayı değilse de, mezar taşlarında çiçek büyütmeyi…<br />
Kelebek kovalamayı değil ama, tüfek tutmayı öğrendik<br />
Sokak aralarında mermi kovanlarından oyuncak yaptık<br />
Patlamamış el bombaları topladık<br />
Mayınların üstünde sek sek oynadık<br />
Bu kadar nefret, bu kadar acı arasında yaşamayı…<br />
Karanlıklar arasından güneşe bakmayı becerdik<br />
Onun için kocaman ve karadır gözlerimiz<br />
Onun için hâlâ sımsıcaktır, düşmana taş atarken nasırlaşan minik ellerimiz<br />
Evimizi yıktılar dün<br />
Bir baştan bir başa mahallemizi yaktılar<br />
Mermi kovanlarıyla misket oynarken biz, üzerimize bombalar attılar<br />
Üç arkadaşım can verdi<br />
Üç küçük çocuk<br />
Bağışlayın beni, kurtaramadım!<br />
Sarkmıştı omzumdan aşağı kanlı kolum, uzatamadım<br />
Elim düştü yere, kolum çaresiz…<br />
Kanlarımız karıştı birbirine, arkadaşlarım sessiz<br />
İşte orada kankardeş olduk biz<br />
Gözlerim karardı önce<br />
Başım döndü<br />
Ama uyumak istemiyorum<br />
Uyursam arkadaşlarım bu dünyadan göçer diye korkuyorum<br />
Bağışlayın beni!<br />
Tutamadım kendimi<br />
Yapıştırmadım alnıma, açık dursunlar diye gözbebeklerimi<br />
Kaybettim kan kardeşlerimi<br />
Yaşım 13<br />
Burada çocuklar çocuk olmaz<br />
Bebeler bile yaşamak için beşikten siper yapar<br />
Çünkü İsrail denilen zorbanın Amerikan bombaları,<br />
beşiklere bile mezar kazar<br />
Ölümlerin içinde büyüyorum<br />
Minicik yüreğimle, ateşlerin arasından, öfkeyle geliyorum<br />
Dudaklarımdan dökülen özgürlük türkülerini duyuyor musunuz?<br />
Filistin’im ben anlıyor musunuz?</div><img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/sad40.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Sad40" title="Sad40" /></span></span></span>[/b&#93;[b&#93; </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;">         <span style="color: #006400;">  <span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;"><div style="text-align: center;">Bağışlayın beni!<br />
Kenarlarında renkli çiçekler olan mektup kağıtlarına yazmak isterdim<br />
Kelebek kanatları boyamayı,<br />
Kuşların ötüşünü dinlemeyi,<br />
Hatta uçurtma uçurmayı da öğrenebilirdim<br />
Bağışlayın beni<br />
Top ateşleri, bomba gürültüleri arasında doğdum ben<br />
Ninniler yerine, makinelilerin takırtılarıyla büyüdüm<br />
Renklerden ilk önce, kan kırmızısını tanıdım<br />
Çiçeklerden önce, ölülerin arasında dolandım<br />
Hiç saklambaç oynayamadım kelebeklerle<br />
Üç yaşımdayken, en büyük abimi,<br />
sekizimdeyken, ortancayı kaybettim<br />
Babamı ellerini bağlayarak götürdüklerinde dokuzundaydım<br />
Gömdüğümüzde onumda<br />
Ablam 15’inde terk etti evi<br />
15’inde kızlar okula gider<br />
17’sinde dantel örer<br />
Çeyiz sandığı düzer<br />
Bizim burada 15’inde kızlar savaşa gider<br />
Seçme hakkı tanımaz zorbalar bir genç kız olsan bile sana<br />
Ya evinde oturup ölümü bekleyeceksin<br />
Ha bugün, ha yarın diye diye yaşarken öleceksin Ya da…<br />
Ölümlerin ateşinden sesleniyorum size duyuyor musunuz?<br />
Filistin’im ben anlıyor musunuz?<br />
Ama yine de yaşıyorum işte<br />
Çünkü kanlı topraklarda büyürken yaşamayı…<br />
Çiçek boyamayı değilse de, mezar taşlarında çiçek büyütmeyi…<br />
Kelebek kovalamayı değil ama, tüfek tutmayı öğrendik<br />
Sokak aralarında mermi kovanlarından oyuncak yaptık<br />
Patlamamış el bombaları topladık<br />
Mayınların üstünde sek sek oynadık<br />
Bu kadar nefret, bu kadar acı arasında yaşamayı…<br />
Karanlıklar arasından güneşe bakmayı becerdik<br />
Onun için kocaman ve karadır gözlerimiz<br />
Onun için hâlâ sımsıcaktır, düşmana taş atarken nasırlaşan minik ellerimiz<br />
Evimizi yıktılar dün<br />
Bir baştan bir başa mahallemizi yaktılar<br />
Mermi kovanlarıyla misket oynarken biz, üzerimize bombalar attılar<br />
Üç arkadaşım can verdi<br />
Üç küçük çocuk<br />
Bağışlayın beni, kurtaramadım!<br />
Sarkmıştı omzumdan aşağı kanlı kolum, uzatamadım<br />
Elim düştü yere, kolum çaresiz…<br />
Kanlarımız karıştı birbirine, arkadaşlarım sessiz<br />
İşte orada kankardeş olduk biz<br />
Gözlerim karardı önce<br />
Başım döndü<br />
Ama uyumak istemiyorum<br />
Uyursam arkadaşlarım bu dünyadan göçer diye korkuyorum<br />
Bağışlayın beni!<br />
Tutamadım kendimi<br />
Yapıştırmadım alnıma, açık dursunlar diye gözbebeklerimi<br />
Kaybettim kan kardeşlerimi<br />
Yaşım 13<br />
Burada çocuklar çocuk olmaz<br />
Bebeler bile yaşamak için beşikten siper yapar<br />
Çünkü İsrail denilen zorbanın Amerikan bombaları,<br />
beşiklere bile mezar kazar<br />
Ölümlerin içinde büyüyorum<br />
Minicik yüreğimle, ateşlerin arasından, öfkeyle geliyorum<br />
Dudaklarımdan dökülen özgürlük türkülerini duyuyor musunuz?<br />
Filistin’im ben anlıyor musunuz?</div><img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/sad40.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Sad40" title="Sad40" /></span></span></span>[/b][b] </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Filistin]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10437</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 10:37:07 +0200</pubDate>
			<dc:creator>medineli çınar</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10437</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;">       <span style="color: #32CD32;"> <span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;"> <div style="text-align: center;">Filistin<br />
<br />
filistin... <br />
sen yanarken sanma ben başıboş, avareyim.. <br />
ateş sende yanıyorsa ben de sönüyor. <br />
<br />
filistin... <br />
sanma ben hiç birşey yapmıyorum... <br />
bilsen içimde ne feryatlar yükseliyor... <br />
<br />
filistin... <br />
sen yalnızlığınla başbaşa kaldığın demlerde... <br />
benden sana nice riyasız dualar geliyor... <br />
<br />
filistin... <br />
sokaklarında nice gençler öldürülürken, <br />
selası taa benim yüreğimde okunuyor... <br />
<br />
filistin... <br />
bugün kudüs oldu her taraf bana... <br />
bu halin inan ki bana dokunuyor... <br />
<br />
filistin... <br />
elbet bir gün tarih terse döner... <br />
sende batan her civan, yeniden ben de biter.</div><img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /></span></span> </span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;">       <span style="color: #32CD32;"> <span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;"> <div style="text-align: center;">Filistin<br />
<br />
filistin... <br />
sen yanarken sanma ben başıboş, avareyim.. <br />
ateş sende yanıyorsa ben de sönüyor. <br />
<br />
filistin... <br />
sanma ben hiç birşey yapmıyorum... <br />
bilsen içimde ne feryatlar yükseliyor... <br />
<br />
filistin... <br />
sen yalnızlığınla başbaşa kaldığın demlerde... <br />
benden sana nice riyasız dualar geliyor... <br />
<br />
filistin... <br />
sokaklarında nice gençler öldürülürken, <br />
selası taa benim yüreğimde okunuyor... <br />
<br />
filistin... <br />
bugün kudüs oldu her taraf bana... <br />
bu halin inan ki bana dokunuyor... <br />
<br />
filistin... <br />
elbet bir gün tarih terse döner... <br />
sende batan her civan, yeniden ben de biter.</div><img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /></span></span> </span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Günün Hadis-i Şerifi ..06..01..09]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10434</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 02:43:14 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Suret-i_Mah</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10434</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #9370DB;">Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu vesselâm (hastalığım sırasında) bana geçmiş olsun ziyaretine gelmişti. Bana: "Seni, Cebrail'in bana getirdiği dua ile tedavi etmeyeyim mi?" buyurdular. Ben: "Annem babam sana kurban olsun ey Allah'ın Resülü! Evet!" dedim. Okudular: "Bismillahi erkîke vallahu yeş ike min külli dâin fike min şerri'n-neffasâti fi'I-ukadi ve min şerri hâsidin izâ hased (Allah'ın adıyla sana okuyorum, sende olan her hastalığa karşı, düğümlere üfleyenlerin şerrine, hased ettikleri zaman hasedçilerin şerrine karşı Allah şifa versin (veya şifayı verecek olan Allah'tır)." Bunu üç sefer okudu."</span></span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #9370DB;">Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu vesselâm (hastalığım sırasında) bana geçmiş olsun ziyaretine gelmişti. Bana: "Seni, Cebrail'in bana getirdiği dua ile tedavi etmeyeyim mi?" buyurdular. Ben: "Annem babam sana kurban olsun ey Allah'ın Resülü! Evet!" dedim. Okudular: "Bismillahi erkîke vallahu yeş ike min külli dâin fike min şerri'n-neffasâti fi'I-ukadi ve min şerri hâsidin izâ hased (Allah'ın adıyla sana okuyorum, sende olan her hastalığa karşı, düğümlere üfleyenlerin şerrine, hased ettikleri zaman hasedçilerin şerrine karşı Allah şifa versin (veya şifayı verecek olan Allah'tır)." Bunu üç sefer okudu."</span></span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Günün Ayet-i ve Tefsiri..06..01..09]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10433</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 02:41:04 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Suret-i_Mah</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10433</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #4682B4;">“Siz nefislerine zulmeden kavimlerin diyarinda yerlestiniz,onlara azap ettigimiz size zahir oldu.Size (ibret olacak) misallerde gönderdik (İbrahim suresi :45 )<br />
<br />
simdi siz isinizi yoluna koymak için tehir ettirilmezsiniz.<br />
Ben Allah olarak ve size asla muhtaç olmayarak sizin için yüz dört kitap indirdim.Bir çok Peygamberler gönderdim.Siz ise,ibret almadiniz.Beni dinlemediniz.Bende bugün sizi dinlemiyorum.<br />
Ey Müslümanlar! İbret almak lazım.Ölüm gelebilir.Her seyden evvel kendimizi ölüme hazirlayalim.Bundan sonra yapacagimiz isleri İslam’in emrettigi üzere yapalim.Allah Teâlâ Hazretleri böyle buyurdu.Onun tembihine bakalim.Kendi felsefelerimize,kendi kafamiza uymayalim.<br />
<br />
Felsefe ve kafa,insani maksada ulastirmaktan acizdir.Bu sekilde düsünüp ve böyle bilenlere merhametli olmak gerekir.Çünkü kaybedenler çok büyük sey kaybediyor.Bulanlarsa çok büyük sey buluyor.<br />
<br />
İmam-i Masum (kuddüse sirruhu) Mektubat’inda anlatıyor:<br />
Evliyaullah’dan  Ebu Aliyyid Dekkak (kuddüse sirruhu) Hazretleri vefat etti.Vefatindan sonra  büyüklerden birisi rüyasinda gördü ki siddetle agliyor. “Ya Mevlâna niye agliyorsun? Dünya’ya geri dönmek mi istiyorsun?”<br />
Ebu Aliyyid Dekkak ise: “Ey ogul dünyaya geri dönmek istemiyorum ama Âilemi özledigim için,onlarla birlikte olmak için degil.Buraya gelince anladim ki insanlar öyle büyük seyler kaybediyorlar ki ,eger dünyaya geri döne bilsem elime bir degnek alir herkesin kapisini çalardim.çok seyler kaybediyorsunuz derdim” buyurdu.<br />
<br />
Duymakla görmek bir degildir.Gördükten sonra durumu daha da degisti.biz öldükten sonra hakikati görecegiz,bizde pisman olacagiz.Nasil bu yola daha fazla egilemedik.Nasil daha takva sahibi olmadik.Nasil daha çok okuyup okutamadik diye pisman olacagiz.<br />
</span></span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #4682B4;">“Siz nefislerine zulmeden kavimlerin diyarinda yerlestiniz,onlara azap ettigimiz size zahir oldu.Size (ibret olacak) misallerde gönderdik (İbrahim suresi :45 )<br />
<br />
simdi siz isinizi yoluna koymak için tehir ettirilmezsiniz.<br />
Ben Allah olarak ve size asla muhtaç olmayarak sizin için yüz dört kitap indirdim.Bir çok Peygamberler gönderdim.Siz ise,ibret almadiniz.Beni dinlemediniz.Bende bugün sizi dinlemiyorum.<br />
Ey Müslümanlar! İbret almak lazım.Ölüm gelebilir.Her seyden evvel kendimizi ölüme hazirlayalim.Bundan sonra yapacagimiz isleri İslam’in emrettigi üzere yapalim.Allah Teâlâ Hazretleri böyle buyurdu.Onun tembihine bakalim.Kendi felsefelerimize,kendi kafamiza uymayalim.<br />
<br />
Felsefe ve kafa,insani maksada ulastirmaktan acizdir.Bu sekilde düsünüp ve böyle bilenlere merhametli olmak gerekir.Çünkü kaybedenler çok büyük sey kaybediyor.Bulanlarsa çok büyük sey buluyor.<br />
<br />
İmam-i Masum (kuddüse sirruhu) Mektubat’inda anlatıyor:<br />
Evliyaullah’dan  Ebu Aliyyid Dekkak (kuddüse sirruhu) Hazretleri vefat etti.Vefatindan sonra  büyüklerden birisi rüyasinda gördü ki siddetle agliyor. “Ya Mevlâna niye agliyorsun? Dünya’ya geri dönmek mi istiyorsun?”<br />
Ebu Aliyyid Dekkak ise: “Ey ogul dünyaya geri dönmek istemiyorum ama Âilemi özledigim için,onlarla birlikte olmak için degil.Buraya gelince anladim ki insanlar öyle büyük seyler kaybediyorlar ki ,eger dünyaya geri döne bilsem elime bir degnek alir herkesin kapisini çalardim.çok seyler kaybediyorsunuz derdim” buyurdu.<br />
<br />
Duymakla görmek bir degildir.Gördükten sonra durumu daha da degisti.biz öldükten sonra hakikati görecegiz,bizde pisman olacagiz.Nasil bu yola daha fazla egilemedik.Nasil daha takva sahibi olmadik.Nasil daha çok okuyup okutamadik diye pisman olacagiz.<br />
</span></span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Radyo Yayın Akışı &#x26; Haftalık Yayın Programı]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10432</link>
			<pubDate>Mon, 05 Jan 2009 20:37:16 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Suret-i_Mah</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10432</guid>
			<description><![CDATA[<blockquote><cite><span> (01-05-2009 01:51 AM)</span>Suret-i_Mah demiş ki <a href="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?pid=48938#pid48938" class="quick_jump">&nbsp;</a></cite><div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #FF0000;"><img src="http://img519.imageshack.us/img519/7895/selamly8.gif" border="0" alt="[Resim: selamly8.gif&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://img519.imageshack.us/img519/8853/besmele57kitl0.gif" border="0" alt="[Resim: besmele57kitl0.gif&#93;" /><br />
<br />
07:00 __ Radyo açılış.. <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
08:00 __ 09:00 sabah sureLeri <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /> (Bant Yayın)<br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
09:00 __ 10:00 Hatmi Şerif ile hergüne bir cüz <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /> (Bant yayın)<br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
10:00 __ 12:00 serbest ilahi ezgir şiir :gul<br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
12:00 __ 13:00 istek ilahiLer şiirler ezgiLer <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
13:00 __ 14:00 Büyük hocalarimizdan sohbet Saati <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
14:00 __ 15:00 zikir saati  <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
15:00 __ 16:00 güLLerin efeNdisiNe özLem ( salavatlar, Efendimize yazılan şiirler sevdikleri, duaları hadisleri vs ) <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
16:00 __ 18:00 İsteklerinizle devam.. <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
18:00 __ 19:00 ihvan_56 abimizLe --Canlı yayında --aksam sureLeri <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
19:00 __ 20:00 ihvan_56 --Canlı Yayında--isLami biLgi yarışması <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
20:00 __ 21:00 yine istek saati iler sizlerle... <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
21:00 __ 22:00 pzt perş cmrt eNes hoca iLe --Canlı Yayında--sohbet, diger güNler yani salı,çarsamba,cuma ve pazar günleride Cübbeli gibi Büyük hocalarımızla (bant yayından) sohbetlere devam biiznillah..<img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /> (Sohbetler uzaya bilir)<br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
22:00 __ 23:00 ilahi,ezgi,şiir ve isteklerle devam..( Özel programlar olmadıkca).. <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
23:00 __ 24:00 Ilahi,ezgi,şiir.. <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif&#93;" /><br />
<br />
00:00 __ 08:00 sebets yayın..Dj yayını listeleyebilir,uyuyabilir pc başında beklemek zorunda deildir...<br />
<br />
<img src="http://img253.imageshack.us/img253/7625/adsz3bs0kz7.png" border="0" alt="[Resim: adsz3bs0kz7.png&#93;" /><br />
<br />
</span></span></span></span></div></blockquote>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><cite><span> (01-05-2009 01:51 AM)</span>Suret-i_Mah demiş ki <a href="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?pid=48938#pid48938" class="quick_jump">&nbsp;</a></cite><div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #FF0000;"><img src="http://img519.imageshack.us/img519/7895/selamly8.gif" border="0" alt="[Resim: selamly8.gif]" /><br />
<br />
<img src="http://img519.imageshack.us/img519/8853/besmele57kitl0.gif" border="0" alt="[Resim: besmele57kitl0.gif]" /><br />
<br />
07:00 __ Radyo açılış.. <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
08:00 __ 09:00 sabah sureLeri <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /> (Bant Yayın)<br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
09:00 __ 10:00 Hatmi Şerif ile hergüne bir cüz <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /> (Bant yayın)<br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
10:00 __ 12:00 serbest ilahi ezgir şiir :gul<br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
12:00 __ 13:00 istek ilahiLer şiirler ezgiLer <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
13:00 __ 14:00 Büyük hocalarimizdan sohbet Saati <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
14:00 __ 15:00 zikir saati  <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
15:00 __ 16:00 güLLerin efeNdisiNe özLem ( salavatlar, Efendimize yazılan şiirler sevdikleri, duaları hadisleri vs ) <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
16:00 __ 18:00 İsteklerinizle devam.. <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
18:00 __ 19:00 ihvan_56 abimizLe --Canlı yayında --aksam sureLeri <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
19:00 __ 20:00 ihvan_56 --Canlı Yayında--isLami biLgi yarışması <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
20:00 __ 21:00 yine istek saati iler sizlerle... <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
21:00 __ 22:00 pzt perş cmrt eNes hoca iLe --Canlı Yayında--sohbet, diger güNler yani salı,çarsamba,cuma ve pazar günleride Cübbeli gibi Büyük hocalarımızla (bant yayından) sohbetlere devam biiznillah..<img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /> (Sohbetler uzaya bilir)<br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
22:00 __ 23:00 ilahi,ezgi,şiir ve isteklerle devam..( Özel programlar olmadıkca).. <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
23:00 __ 24:00 Ilahi,ezgi,şiir.. <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
<img src="http://img71.imageshack.us/img71/371/aliendg0iq9.gif" border="0" alt="[Resim: aliendg0iq9.gif]" /><br />
<br />
00:00 __ 08:00 sebets yayın..Dj yayını listeleyebilir,uyuyabilir pc başında beklemek zorunda deildir...<br />
<br />
<img src="http://img253.imageshack.us/img253/7625/adsz3bs0kz7.png" border="0" alt="[Resim: adsz3bs0kz7.png]" /><br />
<br />
</span></span></span></span></div></blockquote>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[marifetname{17-12-2008}]]></title>
			<link>http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10428</link>
			<pubDate>Mon, 05 Jan 2009 16:14:43 +0200</pubDate>
			<dc:creator>ihvan_56</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.ihvanlardiyari.com/forum/showthread.php?tid=10428</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: xx-large;"><span style="color: #FF0000;"><div style="text-align: center;">سْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم</div></span></span><br />
 <div style="text-align: center;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #008000;"><span style="font-weight: bold;"> <span style="font-family: Arial;"> <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" />  <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" />  <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
 Üçüncü Madde<br />
<br />
 İnsan uzuvları şekillerinin kıyafetlerine anlayış ve firasetle bakmanın gönül ve cana ola emniyet ve selametini, lütuf ve kerametini bildirir.<br />
<br />
 Ey aziz, malûm olsun ki, filozoflar demişlerdir ki: Alemi bu kapıda yaratan <br />
ve takdir eden hakîm ve kadîr Allah'ın, kendi benzeri olan insan âlemini, en güzel şekil üzere olduğu surette tasvir edip; ruh üflemekle süslemiş ve <br />
nurlandırmıştır. Hayvan cinsinde bu insanı güzellik ile en güzel ve en mutedil kılıp, nutuk ve beyan ile en faziletli ve en mükemmel kılmıştır. <br />
<br />
Gerçi adem oğlunun hepsini zinet ve yaratılışta bir yaratmıştır. Lakin ademoğlu fertlerini suret ve sirette birbirine muhalif ve farklı etmiştir. Sonra lütûf ve inayetiyle hikmetinin hakikatlerini ve sanatının inceliklerini bu insan âleminde açıklayarak ortaya çıkarıp; sureti sirete,e azayı ahlâka <br />
âlamet ve nişan etmiştir. Ta ki önce insan kendi kıyafetinden kendi vasıflarını tamamıyle biip, ihtimamıyle ahlâkını güzelleştirsin. sonra akranı ve yârânı kıyafetlerine anlayış ve ferastle bakıp, her birinin zatında gizli olan durumlarına ve ahlâkına vâkıf ve muttali oldukta; onlara ya ahlâkınca rağbet ve muhabbetle muamele etsin veya aklınca iyi idare ile geçinip gitsin. Veya hepsinden uzlet edip, emniyet ve selamete, izzet ve rahata yetsin. Ne kimseden incinip, ne kimseyi incitsin. Gönül boşluğuyla tenha oturup, yatsın.<br />
<br />
NAZM<br />
<br />
Cihan bağında ey âkıl budur makbul-i ins ve cin<br />
Ne kimse senden incinsin ne sen bir kimseden incin<br />
Hadis-i şerifte: "Hayrı, güzel yüzlüler yanında arayın," buyurmuştur. Yani <br />
gökçek insandan güleç yüz ve şirin söz görülüp, işitildiğini; güzel huylar <br />
ve yahşi işler vücuda geldiğini herkese duyurmuştur.<br />
<br />
BEYT<br />
<br />
Kim ki hikmetle nâsal kıldı nazar<br />
Her işi mukteza-ı zat sezer<br />
<br />
(Hikmetle insanlara bakan, her işi atı gereğince sezer.)Hak Taâlâ kemal-i keremiyle: "De ki, herkes yaratılışına göre davranır," <br />
(17/84) vaad ve müjdesini işaret buyurmuştur. Şu halde herkese karşı gafur, halim, cevat, kerim, rauf ve rahim olduğunu lafzıyle duyurmuştur. Zira ki herkes kendi layıkını işlediğini, herkes görmüştür.<br />
<br />
<br />
<img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" />  <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" />  <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /> </span> </span> </span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: xx-large;"><span style="color: #FF0000;"><div style="text-align: center;">سْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم</div></span></span><br />
 <div style="text-align: center;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #008000;"><span style="font-weight: bold;"> <span style="font-family: Arial;"> <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" />  <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" />  <img src="http://www.ihvanlardiyari.com/forum/images/smilies/gul.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="gul" title="gul" /><br />
<br />
 Üçüncü Madde<br />
<br />
 İnsan uzuvları şekillerinin kıyafetlerine anlayış ve firasetle bakmanın gönül ve cana ola emniyet ve selametini, lütuf ve kerametini bildirir.<br />
<br />
 Ey aziz, malûm olsun ki, filozoflar demişlerdir ki: Alemi bu kapıda yaratan <br />
ve takdir eden hakîm ve kadîr Allah'ın, kendi benzeri olan insan âlemini, en güzel şekil üzere olduğu surette tasvir edip; ruh üflemekle süslemiş ve <br />
nurlandırmıştır. Hayvan cinsinde bu insanı güzellik ile en güzel ve en mutedil kılıp, nutuk ve beyan ile en faziletli ve en mükemmel kılmıştır. <br />
<br />
Gerçi adem oğlunun hepsini zinet ve yaratılışta bir yaratmıştır. Lakin ademoğlu fertlerini suret ve sirette birbirine muhalif ve farklı etmiştir. Sonra lütûf ve inayetiyle hikmetinin hakikatlerini ve sanatının inceliklerini bu insan âleminde açıklayarak ortaya çıkarıp; sureti sirete,e azayı ahlâka <br />
âlamet ve nişan etmiştir. Ta ki önce insan kendi kıyafetinden kendi vasıflarını tamamıyle biip, ihtimamıyle ahlâkını güzelleştirsin. sonra akranı ve yârânı kıyafetlerine anlayış ve ferastle bakıp, her birinin zatında gizli olan durumlarına ve ahlâkına vâkıf ve muttali oldukta; onlara ya ahlâkınca rağbet ve muhabbetle muamele etsin veya aklınca iyi idare ile geçinip gitsin. Veya hepsinden uzlet edip, emniyet ve selamete, izzet ve rahata yetsin. Ne kimseden incinip, ne kimseyi incitsin. Gönül boşluğuyla tenha oturup, yatsın.<br />
<br />
NAZM<br />
<br />
Cihan bağında ey âkıl budur makbul-i ins ve cin<br />
Ne kimse senden incinsin ne sen bir kimseden incin<br />
Hadis-i şerifte: "Hayrı, güzel yüzlüler yanında arayın," buyurmuştur. Yani <br />
gökçek insandan güleç yüz ve şirin söz görülüp, işitildiğini; güzel huylar <br />
ve yahşi işler vücuda geldiğini herkese duyurmuştur.<br />
<br />
BEYT<br />
<br />
Kim ki hik